| Bu saldırının olmasını engelleyebilmemin tek yolu, uçuş anahtarındaki veri. | Open Subtitles | السبيل الوحيد لمنع حدوث هذا الهجوم هو بمعلومات موجودة على مفتاح رحلتك. |
| Uçuş anahtarındaki veriyi yüklemek için onların sistemlerini kullanabilirim. | Open Subtitles | استطيع استعمال نظامهم لرفع البيانات الموجودة على مفتاح الرحلة. |
| Bu saldırının olmasını engelleyebilmemin tek yolu uçuş anahtarındaki veri. | Open Subtitles | الطريقة الوحيدة لكي أوقف وقوع ذلك الهجوم هو من البيانات على مفتاح رحلتك. |
| Evet. Sabra'nın anahtarındaki boya, fabrika çıkışı Lexus boyasıyla uyumlu. | Open Subtitles | " أجل يبدو أن الطلاء على مفتاح " سالبروس |
| Uçuş anahtarındaki veri şifreli. | Open Subtitles | البيانات الموجودة على مفتاح الرحلة |
| - Cole'un, kontak anahtarındaki bile. | Open Subtitles | -حتّى الموجودة على مفتاح التشغيل |
| Tanner'ın uçuş anahtarındaki veriyi analiz ettik ve buna ilişkin hiçbir kanıt bulamadık. | Open Subtitles | لقد حللنا البيانات التي على مفتاح الرحلة الخاص بالملازم (تانر). ولم نجد دليلاً على ذلك، في الحقيقة |