| Saksılığın altını araştırırken, kaş yapayım derken göz çıkarıp Kızıl Sırtlı'nın liflerinden birine çarpmak üzere. | Open Subtitles | بالبحث تحت حامل النبات ستخطيء حتماً في خط من خطوط حمراء الظهر. |
| Rodriguez, Andrew. Biz burayı araştırırken, siz de ön tarafı kollayın. | Open Subtitles | رودريجز , اندرو , راقبوا المقدمة بينما نقوم بالبحث بالمكان |
| Daireni araştırırken merak uyandıracak bir delil buldum. | Open Subtitles | فحين كنت أفتش شقتك، وجد دليلاً مقنعاً جداً. |
| Yani diyorsun ki, eve gelip beni bir herifle birlikte etrafı araştırırken görsen kızmazsın. | Open Subtitles | أتقصد أنك إن عدت إلى البيت، ووجدتني أفتش في شقتك مع زميل عمل، فلن تغضب؟ |
| Aslında, bu davayı araştırırken, bazı ilginç şeyler keşfettim. | Open Subtitles | في الواقع ، لقد اكتشفت بضعة حقائق مثيرةللإهتمام.. بينما كنت أحقق في القضية |
| O, puro şirketini araştırırken tek bulabildiğimiz şey. | Open Subtitles | كل ما حصلنا عليه فى البحث فى شركة السجائر |
| Weston Steward'ın Yüzbaşı'yı vurmasını araştırırken ben Grimm değildim. | Open Subtitles | عندما كانت تحقق في ويستون ستيوارد عن اطلاق النار على النقيب، لم أكن جريم |
| Evet verdim, yeni müşteriler araştırırken, fakat bu benim işim. | Open Subtitles | نعم , فعلت ذلك عندما كنت أبحث عن زبون جديد ولكن ذلك كان عملي |
| Ben konuyu araştırırken sizin için oyalanacak küçük bir şey olsun bu. | Open Subtitles | انها فقط شىء صغير تافة لتفكر فية بينما اقوم بالبحث |
| Bu işle ilgisi olmadığını söylese de kimin yaptığını araştırırken sizin de başınıza çok dert açabilirim. | Open Subtitles | على الرغم من قوله أن ليس لكم علاقةٌ بذلك، يمكنني صنع مشاكل عدة لكم بينما انا أقوم بالبحث عن القاتل. |
| Diğerleri araştırırken karşılaştığım şeyler. | Open Subtitles | اكتشفت الرموز الأخرى عندما بدأت بالبحث |
| - İnternetten araştırırken buldum. | Open Subtitles | لقد اكتشفت كلّ شيء بالبحث عن الانترنت |
| araştırırken, garip bir şey buldum. | Open Subtitles | بينما أنا كنت أفتش وجدت شيء غريب |
| Senin daireni araştırırken, seni meşgul tuttu. | Open Subtitles | لقد أبقاكِ مشغولة ريثما أفتش شقتك |
| Marissa Ledbetter'in kredi kartını en son kullandığı dükkanın çevresini araştırırken burayı fark ettim. | Open Subtitles | عندما كنت أحقق في الـ... المنطقة حول البوديغا حيث استخدمت مارسا ليدبيتر بطاقتها الائتمانية آخر مرة, |
| Fakat bu kadar sıkı ihtiyat endişeye yok açabilir, öyle ki yıllar sonra, neden olması gerekenden altı kat fazla genç siyah adama şizofreni teşhisi konuduğunu araştırırken psikiyatrisin şu söyledikleri beni hiç şaşırtmadı: "Siyah insanlar paranoya öğreniyor." | TED | ولكن قد تؤدي هذه الحراسة المشددة إلى التوتر بعد سنوات عندما كنت أحقق لماذا كثير من الرجال السود تم تشخيصهم حالتهم بانفصام الشخصية أكثر بستة مرات مما هو متوقع لم أندهش عندما قالت الطبيبة النفسانية أن الرجال السود مصابون بجنون الارتياب |
| Bir süre önce komutan Rhee Tae Joon'u araştırırken Rhee Tae Joon ile İRİS arasında bağlantı kuran birini tutukladım. | Open Subtitles | عندما كنت أحقق مع قائد الدفاع (ري تاي جون) قبل قليل اعتقلت شخصاً كان على اتصال (بين (ري تاي جون) و منظمة (آيريس |
| Tyrol araştırırken, tapınağı savunmak için plan yapmalıyız. | Open Subtitles | لنضع خُطة للدفاع عن هذا المعبد بينما يستمر (تيرول) فى البحث |
| Weston Steward'ın Yüzbaşı'yı vurmasını araştırırken ben Grimm değildim. | Open Subtitles | (شافيز) لا تعلم عني. عندما كانت تحقق في ويستون ستيوارد |
| Onlarla ilk defa Druce Diamond'ın ölümcül olayını araştırırken tanıştım. | Open Subtitles | قابلتة لأول مرة عندما كنت أبحث فى مسألة جواهر "دروس" المميتة |