| Unutmadan. şu ahlak masasından arkadaşın, kendisini aramanı istiyor. | Open Subtitles | كدت انسى صديقك من قسم مكافحة الرذيلة يريد منك أن تتصل به جاك ، هل ما زلت هناك؟ |
| Nerede olursa olsun beni aramanı istemediğimi söyledim sana. Özellikle de şimdi. | Open Subtitles | لقد قلت لك ألا تتصل بى فى اى مكان ,وبالأخص الآن |
| Bir daha gecenin üçünde aramanı istemiyorum. | Open Subtitles | انا لا اريدك ان تتصل الساعة الثالثة صباحا |
| Verileri transfer etmek üzere, güvenilir bir hattan kendisini aramanı istiyor. | Open Subtitles | يريدك أن تتصلي به على خط آمن حتى يستطيع تحميل البيانات |
| Yani, onlar imkansızlaşırlarsa, beni aramanı istiyorum. | Open Subtitles | أقصد, إذا كانوا غير مُحتملين, أريدكِ أن تتصلي بي |
| Ama seni ne kadar sevdiğini ve arada bir aramanı istediğini biliyor musun? | Open Subtitles | ولكن هل تعلم كم هي تحبك وستقدر اتصالك بها مرة في كل فترة |
| Peki benim evde olup senin aramanı bekliyor olmam gerekmez miydi? | Open Subtitles | . . إذاً , ألا يجب أن أبقى بالمنزل منتظراً مكالمتك |
| Bugün hâlâ annem evde oturmuş senin onu aramanı bekliyor. | Open Subtitles | حتى هذا اليوم أمي تجلس في المنزل تنتظر إتصالك |
| Neyse, telesekreterime mesaj bırakmış. Onu aramanı istiyor. | Open Subtitles | بأي حال، لقد تركت رسالة على آلتي، تريد منك أن تتصل بها |
| Kardeşin zaten senin aramanı bekliyor. Bana önemliymiş gibi geldi. | Open Subtitles | أخوك يريدك أن تتصل به على أي حال، وبدا الأمر مهم |
| Hala işte, ama aramanı istedi. | Open Subtitles | لا ما زالت فى العمل لكنها قالت أن تتصل بها. |
| İç baskıyı, 911 kurtarma ekibini ve Entertainment Tonight'ı aramanı istiyorum. | Open Subtitles | أبيك تتصل على برنامج الأخبار والطوارئ وبرنامج الترفيه الليلي |
| Eve gelmeni de aramanı da istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريدك أن تأتى إلى المنزل لا أريدك ان تتصل بنا |
| Weldon, Idoha'daki Şerif'in ofisini aramanı istiyorum. | Open Subtitles | اريدك ان تتصل بمدير الشرطه في ويلدن بايداهو |
| Tüm gün aramanı bekledim aramayınca da, bu sonucu çıkardım. | Open Subtitles | لا، لقد انتظرت بجانبه طوال اليوم لكي تتصلي بي مرة أخرى وعندما لم تفعلي، حسبتك قد خرجت |
| Los Angeles Batı Yakası polisini aramanı ve kızımı almaları için kimi gönderdiklerini öğrenmeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تتصلي بالشرطة وتعرفي من ارسلوا لإمساك بابنتي |
| Onu aramanı ve, onu almak için geldiğimizi söylemeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدكِ أن تتصلي به وتخبرينه أنكِ قادمة لأخذه |
| Hâlâ 750 bini istiyorum. 48 saat süren var. aramanı bekleyeceğim. | Open Subtitles | لا أزال أريد تلك الـ 750، سأمهلك 48 ساعة، وسأنتظر اتصالك. |
| Bütün gün aramanı bekledi. | Open Subtitles | ما الخطب لقد كانت في انتظار اتصالك طوال اليوم |
| aramanı hiç beklemiyordum. | Open Subtitles | مرحبا، ياحبيتي أنا حقا لم أتوقع مكالمتك. |
| Merhaba herkese ne olursa olsun aramanı bekleyeceğime söz verdim ama sonra, sonsuza dek bekleyebileceğimi fark ettim. | Open Subtitles | مرحباً وعدت أهلى أنى سأنتظر إتصالك بى لكن أدركت أنّه ربما أنتظرك إلى الأبد |
| Yine Mısır'da bir patlama olayını aramanı istiyorum ama bu kez son 10 yıla bak olur mu? | Open Subtitles | غارسيا اريد منك ان تبحثي عن تفجير مجددا في مصر ولكن هذه المرة اي شيء خلال 10 سنوات ماضية |
| Evet, telefonun başına oturmuş senin aramanı bekliyor! | Open Subtitles | نعم,ينتظر مكالمتك بجوار التلفون كالأبلة,ينتظرك لتتصل به |
| Erken döneceğmizi söylemek için onları aramanı söylemiştim. | Open Subtitles | لقد أخبرتك أن تتّصل لتُخبرهم أننا سنعود مبكراً. |
| Senin aramanı bekliyordum. | Open Subtitles | كنت أنتظر أتصالك |
| - Onu aramanı istiyor - Charlie. | Open Subtitles | ــ تريد منك أن تكلمها في الحال ــ تشارلي |
| Eğer seks yapıyor olsaydım aramanı yanıtlamakla gerçekten vaktimi boşa harcayacağımı mı sanıyorsun? | Open Subtitles | لو كنت أمارس الجنس مع أحد أتعتقدين حقاً كنت سأهدر وقتي بالإجابة على مكالمتكِ الهاتفية؟ |
| Beni arayacağını söylediğinden beri her gece evde aramanı bekledim | Open Subtitles | أنا البقاء في البيت كل ليلة عندما تقول عليك الهاتف |