| Kurbanın sağ ayak bileğine ayağındaki kırığı düzeltmek için çivi takılmış. | Open Subtitles | إن كاحل الضحية الأيمن بهِ مسمار عمودي إنتقالي الذي زُرع جراحياً ليثبت كسر سابق |
| Pheebs, ayağındaki bileklik yeni mi? | Open Subtitles | فيبس، هل ذلك سوار كاحل جديد؟ |
| Tate'in ayağındaki verici güvenli evden 2 blok ötede sinyal veriyor, Winter. | Open Subtitles | طبقا لسوار كاحل (تايت) هو على بعد حيين سكنيين من المنزل الآمن ، ونتر |
| Zor durum, ayağındaki kist yüzünden parmak arası terlik giyememektir. | Open Subtitles | المشكلة العويصة هي أن تعاني من كيس دهني في قدمك يمنعك من ارتداء خف. |
| Derek'in ayağındaki izden haberi var mı? | Open Subtitles | .... هل يعرف ديريك بشأن الندبة الموجودة في قدمك |
| Onun ayağındaki cam, radyoaktif bir madde. | Open Subtitles | لأن الزجاجة التي في قدمها مشعة |
| Sol ayağındaki uyuşukluk bacağa doğru çıkmaya başladı. | Open Subtitles | الخدر في قدمها اليسرى يتصاعدُ إلى ساقها |
| Köpeğin ayağındaki şey ne? | Open Subtitles | ما الشئ الموجود على ساق الكلب ؟ |
| Köpeğin ayağındaki ne? | Open Subtitles | ما الشئ الموجود على ساق الكلب ؟ |
| ayağındaki kan damarları bükülmüş. | Open Subtitles | لقد شبكتِ الأوعية الدموية في قدمك |
| ayağındaki ağrı var ya? | Open Subtitles | ذلك الألم في قدمك ؟ |
| - ayağındaki bazı tendonlar hariç. | Open Subtitles | -عدا بعض الأربطة في قدمها |
| Hillary'nin ayağındaki sonuçları aldım. | Open Subtitles | لديّ نتيجة الأثر على ساق "هيلاري" |