| O şıllık benimle aynı işte. | Open Subtitles | تلك الساقطة في نفس العمل مثلي. |
| Yani aynı işte olduğumuzu söyleyebilirsiniz. - Gerçekten mi? | Open Subtitles | قد تقول أننا في نفس العمل |
| Son 50 yılda aynı işte çalışıp, aynı evde oturdum ve aynı kahvaltıyı yaptım. | Open Subtitles | لقد عملت بنفس العمل وعشت بنفس المنزل ,و أكلت نفس الإفطار كل يوم على مدى 50 سنة ماضية |
| aynı işte olduğunu müşteriler için kapıştıklarını biliyoruz. | Open Subtitles | نحنُ نعلم أنه بنفس العمل ويتقاتلون من أجل الزبائن |
| Uyuşturucu testini geçti, bir yılı aşkın süredir aynı işte. | Open Subtitles | إجتاز بنجاح إختبار المُخدرات ظل فى نفس الوظيفة لمدة عام |
| aynı işte ve aynı uzmanlıkta çalışan erkek ve kadınların farklı maaşlar kazandıklarını gördüler. | TED | وجدوا أن الرجال والنساء الذين يعملون في نفس الوظيفة وبنفس المستوى من الكفاءة كانوا يحصلون على مبالغ مختلفة من المال. |
| Bende onlarla aynı işte sıkışıp kaldım! | Open Subtitles | ! أنا عالق بنفس العمل معهم |
| Aynı evde yaşayan ve aynı işte çalışan iki insanın, birbirini hiç görmemesi gülünç geliyor. | Open Subtitles | تعرف, اثنين من الناس الذين يعيشون في نفس البيت ولهما نفس الوظيفة, يبدو هذا كـ السخافة, مثل,اننالا نرىبعضناابدا . |
| Aynı evde yaşayan ve aynı işte çalışan iki insanın, birbirini hiç görmemesi gülünç geliyor. | Open Subtitles | تعرف, اثنين من الناس الذين يعيشون في نفس البيت ولهما نفس الوظيفة, يبدو هذا كـ السخافة, مثل,اننالا نرىبعضناابدا . |
| Aynı arabayı kullanıyorum. aynı işte çalışıyorum. | Open Subtitles | أقود نفس السيارة، لدي نفس الوظيفة. |
| -Greenway'le aynı işte. | Open Subtitles | (نفس الوظيفة التي عمل بها (غرينواي |