| Yine Bütün övgüyü o topluyor. | Open Subtitles | أنها تحصل على كل التقدير مرة ثانية |
| Soslu patlıcan için Bütün övgüyü kendine alma yeter. | Open Subtitles | -فقط اذهب لحصد كل التقدير مقابل باذنجان الجبن، هلاّ فعلت؟ |
| Bak, keşke Bütün övgüyü üzerime alabilseydim ama bunu babanın yardımı olmadan yapamazdım. | Open Subtitles | أنصتي أتمني لو أنال كل الفضل لكن بأمانة , ما كنت لأفعلها بدون مساعدة والدكِ |
| Dalia ve ben asıl şeflerdik. Bütün övgüyü o aldı. | Open Subtitles | داليا و أنا كنا الطهاة الحقيقيين و حصل هو على كل الفضل |
| ...ya da biz kenardan izlerken Bütün övgüyü onlar toplar. | Open Subtitles | أو نترك لهم كل المجد بينما نتفرج من الخارج |
| Yargıç hiçbir iş yapmaz, ama Bütün övgüyü o alır. | Open Subtitles | القضاة لا يفعلون أي شيء، وينالون كل المجد |
| - Bütün övgüyü Royalle aldığı için sen kızmadın sanki. | Open Subtitles | لا تتظاهري بأنك لست حانقة لنسب الفضل كله إلى (رويال) |
| Bütün övgüyü ben alamam. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أنسب الفضل كله لنفسي. |
| Evet, Bütün övgüyü sen hakkediyorsun. | Open Subtitles | نعم، أنت تستحق كل التقدير |
| Bütün övgüyü Wade hak ediyor. | Open Subtitles | وايد يستحق كل التقدير |
| Bütün övgüyü ben almayayım. | Open Subtitles | لا يمكنني أخذ كل التقدير |
| Her ne kadar Bütün övgüyü tek başıma almayı istesem de bu seferki bir ekip çalışmasıydı. | Open Subtitles | ... حسناً بقدر رغبتي في إغتنام كل الفضل فيما يتعلق بذلك الشأن كان هذا الأمر ... |
| Bütün övgüyü ben alacağım. | Open Subtitles | الآن سأحصل على كل الفضل |
| Eğer şimdi gidersen Bütün övgüyü Jones alacak, biliyorsun sen de. | Open Subtitles | سوف يحصل (جونز) على كل الفضل من العملية إذا غادرت الآن، أنت تعرف أنه سيفعل ذلك. |
| Bütün övgüyü Varni'ye bırakmayalım! | Open Subtitles | (دعونا لا نترك كل المجد للــ(الفارني |
| Evet, zaten Bütün övgüyü o alsın. | Open Subtitles | نعم، الفضل كله له |
| - Hayır, Bütün övgüyü kabul edemem. Leonard'ın annesi ile konuştum ve daha iyi hissetmemi sağladı. | Open Subtitles | لا، لا يمكنني نيل الفضل كله تحدثت إلى والدة (ليونارد) وحسنت من حالتي |