| Ta ki, babamla bir sarhoş kavgası yaptıktan sonraya kadar... | Open Subtitles | حتى يوم ما بعد مشاجرة تحت تأثير الشراب مع أبي |
| - Noriko, sen babamla bir süre daha kalırsın, olmaz mı? | Open Subtitles | نوريكو ، ستبقين مع أبي لفترة أطول قليلاً ، صحيح؟ |
| babamla bir daha balık tutmaya gidemeyeceğim. | Open Subtitles | لن أذهب أبداً لصيد الأسماك مع أبي مرة أخرى |
| babamla bir ömür geçirmek annem için, sıkıcı ve berbat bir şey olmalı sanırım. | Open Subtitles | أظن أن الحياة مع والدي كانت موحشة وبائسة بالنسبة لها |
| Ölü babamla bir soruşturmaya katılmayacağım. | Open Subtitles | لن أكون تحرياً مع والدي المتوفي |
| Gerçekten bu küçük güzel kimya öğrencisinin benim zalim, yaşlı babamla bir ilişkisi olduğuna mı inanıyorsun? | Open Subtitles | هل فعلاً تعتقدي أن تلك الفتاة الصغيرة من جماعة الكيمياء لديها علاقة غرامية مع أبي الإستبدادي العجوز؟ |
| babamla bir maceraya atılmışız cesaret isteyen bir konuda çığır açıyoruz. | Open Subtitles | أن أخرج مع أبي في مغامرة وأن أضع علامة على أثر جديد |
| Evet, Santa Monica iskelesinde, babamla, bir olta ve yemle. | Open Subtitles | أجل من على رصيف (سانتا مونيكا) مع أبي وصنارة وطعم |
| Sabah babamla bir işim var. | Open Subtitles | لا ,عندي شيئ سأفعله مع أبي في الصباح |
| babamla bir şey yapmam gerekiyor. | Open Subtitles | عليَّ أن أذهب وأقوم بشيء مع أبي |
| Normal bir hayat istiyoruz. babamla bir aile olmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد حياة طبيعية عائلة ، مع أبي |
| Senin sayende, babamla bir ilişkim oldu şey biyolojik Babamla." | Open Subtitles | "علاقتي جيدة مع أبي" "أبي الحقيقي" نعم, سنرى هذا |
| (Alkış) On sene önce, babamla bir StoryCorps görüşmesi kaydettim. Babam bir psikiyatristti ve sonradan tanınan bir eşcinsel eylemcisi oldu. | TED | (تصفيق) أجريت قبل 10سنوات مقابلة ستوريكوربس مع أبي الذي كان طبيبا نفسيا وناشطا مثليا معروفا. |
| Ben babamla bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | وقد قمت بصفقه مع أبي |
| babamla bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | لقد عقدت أتفاق مع أبي. |
| babamla bir geleneğimiz vardır. | Open Subtitles | لدي هذا التقليد مع أبي |
| babamla bir başka anlaşma yapmışsın. | Open Subtitles | أنك أبرمت تسوية آُخرى مع والدي. |
| Dedi ki, "Üniversiteye başlamadan bir önceki gün, annem ve babamla bir otel odasındaydım ve bunu yapamayacağımdan o kadar çok korkuyordum, kendimi üniversiteye hazır olmadığıma öyle çok ikna etmiştim ki, gözyaşlarına boğuldum. | TED | وقالت" يوما واحد قبل بداية دراستي في الجامعة، كنت في حجرة الفندق مع والدي ووالدتي وكنت خائفة للغاية ومقتنعة تماما أني لن أكون قادرة على الدراسة بالجامعة لدرجة أني سأنفجر بالبكاء |
| Ben de babamla bir keresinde büyük bir kavga etmiştim. | Open Subtitles | أتعلم يا (آكسل) , مرةً حظيت بذلك الشجار الكبير مع والدي |
| babamla bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | . عقدت اتفّاق مع والدي |