| Bir süreliğine ülkede tura çıkacağım, 4400 merkezinde verilen bu seminerleri vereceğim, hayatım hakkında konuşacağım, Bana olan her şey... yayılacak. | Open Subtitles | سأسافر لعدة أماكن دعك من العمل في المركز الـ 4400 لقد تحدثنا عن حياتي وكل ما حدث لي لا يمكنني الكلام |
| Bana olan da buydu, pasif alıcılardan yaratıcılara, hayli etkin işbirlikçilere doğru değiştiğimizi fark ettiğimde. | TED | هذا ما حدث لي عندما لاحظت أننا نتحرك من مستهلكين سلبيين لمبدعين، لمشاركين ممكنين للغاية. |
| Bunu düşündüm ve fark ettim ki tam olarak cerrah olarak Bana olan şey buydu. | TED | ولقد فكرت في ذلك، و توصلت إلى أن ذلك حقاً هو ما حدث لي كجراح. |
| Bana olan hislerinin ne kadar farkında olsam da şu anda çevremde olmaman daha iyi. | Open Subtitles | بقدرِ ما أُقدرُ لكَ مشاعركَ تجاهي لكنكَ حالياً، لستَ جيداً كفايَة لتبقى بجانبي |
| Bunlar Bana olan gerçek duygularını anlamanı sağladıysa ne önemi var? | Open Subtitles | فيما يهم هذا طالم هذا جعلك تلحظين بشعورك الحقيقي تجاهي |
| Düşünüyorum ki... o olaya olan kızgınlığını Bana olan kızgınlığına bağlıyor. | Open Subtitles | أعتقد أنها بطريقة ما, تربط غضبها تجاه هذا بغضبها تجاهي |
| Bana olan borcunu ödemek için ne bir işin, ne de paran var. | Open Subtitles | الآن انت بدون عمل وليس معك نقود لتدفع لي ما عليك |
| Gerçek olan bu. Bana olan şeyler, gerçek. | Open Subtitles | هذه هي الحقيقة، ما يحدث لي هو الحقيقة |
| Bana olan şey, bir alkoliğin yetişkin çocuğu olmam. | Open Subtitles | أنا ابنة بالغة لمدمن كحوليات هذا ما حدث لي |
| Evet dün gece Bana olan bu. | Open Subtitles | أعني، هذا تماماً هو ما حدث لي ليلة الأمس |
| Buraya nasıl geldiğimi hatırlamıyorum, ama bence bu Bana olan en güzel şey. | Open Subtitles | أنا لا أتذكر كيف أتيتُ إلى هنا و لكن أظن أن هذا هو أفضل شئ قد حدث لي |
| Bana olan şeylerden sonra tüm ilişkilerim farklılaştı. | Open Subtitles | بعد كل شئ حدث لي كل علاقاتي أصبحت مختلفة |
| İnanç, dostum. Bana olan şey bu. | Open Subtitles | الدين يا صديقي، هذا هو ما حدث لي |
| Evde kal, Bana olan her şeyi inkar et... | Open Subtitles | أبقى في المنزل و أنكر كل شئ قد حدث لي |
| Hızlandırılmış bir süreçte, Bana olan hislerini artıracağını düşündüğüm bir deney tasarladım. | Open Subtitles | لقد إبتكرت تجربة أعتقد أنها ستزيد مشاعرك تجاهي وتسرّع الإطار الزمني |
| Bana olan hislerini kabul edene kadar da onu bu ayrılık fikrinden vazgeçirmem lazım. | Open Subtitles | أحتاج فقط لمنعنا من الانفصال حتى تتقبّل مشاعرها تجاهي. |
| Bana olan kibarlığından dolayı sana... teşekkür etmek için bir şey vermeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أحاول تقديم شيئًا لك فحسب لأشكرك على مدى تصرفك بلطف تجاهي |
| Bana olan hislerinin gerçek olduğunu biliyorum çünkü yaptığın tüm şeyler gerçek. | Open Subtitles | وأعلم أن مشاعرك تجاهي حقيقية لأن كل ما تفعله حقيقي |
| Ama Bana olan nefretini, torunundan çıkartma. | Open Subtitles | لكن لا تخرجي حقدك تجاهي على حفيدك. |
| Sarhoş güzel bir kızın Bana olan duygularını açıklama numarası ne kadar eğlendirici olsa da şimdi sırası değil. | Open Subtitles | أن أسمع فتاة ثملة جميلة تتحدث عن مشاعرها تجاهي... لكن الآن ليسَ وقتاً مناسباً أسمعكَ بوضوح |
| Bana olan borcunu ödemek için ne bir işin, ne de paran var. | Open Subtitles | الآن انت بدون عمل وليس معك نقود لتدفع لي ما عليك |
| Bana olan her şeyi hakediyorum. Neden biliyor musun? | Open Subtitles | كل ما يحدث لي أنا أستحقه أتعلم أيضاً ؟ |