| Sen banyodayken bazı arkadaşlarımı çağırdım. | Open Subtitles | لقد هاتفت بعض الأصدقاء بينما كنت في الحمام |
| Bu adamın senin erkek arkadaşın olup olmadığını bilmiyorum ama sen banyodayken beni süzüyordu. | Open Subtitles | لا أعرف إن كان هذا الفتى عشيقك أم لا لكن عندما كنتي في الحمام كان يتفحصني بنظراته |
| Bu adamın senin erkek arkadaşın olup olmadığını bilmiyorum ama sen banyodayken beni süzüyordu. | Open Subtitles | لا أعرف إن كان هذا الفتى عشيقك أم لا لكن عندما كنتي في الحمام كان يتفحصني بنظراته |
| - Bu sabah sen banyodayken... | Open Subtitles | ـ هذا الصباح، عندما كنت بالحمام ـ لماذا؟ |
| Bu sabah banyodayken, annem beni çıplak gördü! | Open Subtitles | حينما كنت بالحمام هذا الصباح رأتني أمي متعرياً! |
| Peter ve ben en iyi sohbetlerimizi ben banyodayken yaparız. | Open Subtitles | أنا وبيتر دائما نحظى بأفضل محادثة بيننا عندما أكون في الحمام |
| Neden, sen banyodayken yanında yabancı adamlar olmasından hoşlanmadığım için mi? | Open Subtitles | لماذا ؟ لأني لا أحب أن يكون معكي رجال غرباء ؟ عندما تكونين في الحمام |
| Sen banyodayken, annen ezik olduğumu düşündüğünü söyledi. | Open Subtitles | عندما كنتِ في الحمام امكِ قالت انها تعتقدني فاشلاً |
| Hani banyodayken müdür için söylediğin şarkı vardıya, işte o. | Open Subtitles | نفس الأغنية التي غنيتها للناظر في الحمام |
| Ama ben banyodayken, odama geldi ve fotografi sildi. Biliyorum o yapti. | Open Subtitles | لكنه أتى إلى غرفتي عندما كنت في الحمام, لقد مسحها, أعرف أنه فعل |
| banyodayken bu sözleri prova ettiğini milyon defa duydum. | Open Subtitles | سمعتك تتدرب على هذا الهراء مليون مرة وأنت في الحمام |
| 3 yaşındayken anneme bakıcımın banyodayken vajinama vajinama dokunduğumu söylediğimi hatırlıyorum ve annem yalan söylediğimi düşündü ve büyük ihtimalle de yalandı. | Open Subtitles | عندها أتذكر , عندما كنتُ في الثالثة من عمري أخبرتُ والدتي , أن مربيتي قد لمست عضوي الأنثوي في الحمام |
| banyodayken beni evine davet etti; reddettim. | Open Subtitles | ،عندما كنا في الحمام دعتني لمنزلها ورفضت |
| Çünkü banyodayken birinin hamilelikten bahsettiğini duydum. | Open Subtitles | لأنني أعلم أنني سمعت أحدهم يتحدث عن الحمل في الحمام |
| banyodayken kapının çaldığını duydum geldiğimde postacı bunu kapıya bırakmıştı. | Open Subtitles | سمعت جرس الباب يرن بينما ، كنت في الحمام ورجل التوصيل ترك هذه عند عتبة بابي |
| banyodayken, elinde diş fırçası, boş boş aynaya bakarken yakalamış seni. | Open Subtitles | قالت بأنها أمسكت بك واقفا في الحمام بالفرشاة في يدك و تحدق في المرآة فقط |
| Ben banyodayken pencereyi çivilemiş. | Open Subtitles | لقد قام بإيصاد "غلقها بمسامير" النوافذ عندما كنتُ بالحمام |
| Bu sabah banyodayken, annem beni çıplak gördü! | Open Subtitles | حينما كنت بالحمام هذا الصباح رأتني أمي متعرياً! |
| Michael J. Fox banyodayken.. | Open Subtitles | حينما كان مايكل فوكس بالحمام |