| Tek başına her şeye set olup Batı Yakasının yarısına karşı çıkardın. | Open Subtitles | ستهاجم الأسيَاد بمفردك وتواجِه نصف الجانب الغربي |
| Peki, Batı Yakasının sadakati bana neye mal olacak? | Open Subtitles | ماذا عن دعم الجانب الغربي ، ماذا سيُكلفني ؟ |
| Belalı adam. Meksikalılar haricinde Batı Yakasının en büyük eroin dağıtıcısı. | Open Subtitles | رجل سيء، خارج الحدود المكسيكية إنه أكبر موزع هيروين على الساحل الغربي |
| Seni götürdüğüm yer, Batı Yakasının en iyi meyveli dondurmasını yapıyor. | Open Subtitles | ذلك المكان الذي أخذتك إليه لديه أفضل مشروب غازي في الساحل الغربي |
| Batı Yakasının en iyi malı bende, neredeyse el değmemiş. | Open Subtitles | سوف تحصل على افضل شئ فى الساحل الغربى |
| Yapılacak olan biyosfer projesi için Batı Yakasının yukarısından Elaine seçildi. | Open Subtitles | تم اختيار إلين لتمثيل الحي الغربي العلوي في مشروع بيوسفير القادم. |
| - Tamam, iyi iş. Uyduları Batı Yakasının yukarı kısımlarına yönlendir. | Open Subtitles | أعيدي توجيه القمر الصناعي نحو الجانب الغربي العلوي |
| Çocuk Batı Yakasının yarısını oraya götürmüş. | Open Subtitles | الفتى سيطر على نصف الجانب الغربي |
| Batı Yakasının Hikayesi filmindeki gibi; son günümde ilk sigaram gibi hızlı olacağım. | Open Subtitles | كنتُ في إنتاج فيلم "قصّة الجانب الغربي"، وسأكون فيضاً من سيجارتي الأولى إلى يومي الأخير ميتاً. |
| Batı Yakasının üst taraflarında bir dairede. | Open Subtitles | إنه يسكن بشقه في الجانب الغربي العلوي |
| Batı Yakasının Hikayesi çekimleri için aylarca oradaydım. | Open Subtitles | لقد كنتُ هناك لعدة شهور أقوم , بقصة الجانب الغربي" في الواقع " |
| Bir dakika. Sen Batı Yakasının Hikayesi'nde oynadın mı? | Open Subtitles | , حسنٌ , إنتظري لحظة أنتي كنتي "بقصة الجانب الغربي" ؟ |
| SNP Batı Yakasının her yerindeki karakollarda, adliyelerde ve askerî üslerde meydana gelen bir dizi patlamadan mesul tutuluyordu. | Open Subtitles | الحزب كان مطلوبا لسلسلة تفجيرات و التي ضربت الساحل الغربي في عدة جهات في مراكز الشرطة ، المحاكم ، القاعدات العسكرية |
| Güya Batı Yakasının lider eğitim programını yürütüyoruz. | Open Subtitles | إعتدنا أن نكون روّاداً في برنامج التعليم على مستوى الساحل الغربي |
| Batı Yakasının en iyisi sensin. | Open Subtitles | و أنت الأفضل على الساحل الغربي |
| Batı Yakasının en büyük oteli olacak. | Open Subtitles | هذا سيكون أكبر فندق على الساحل الغربي |
| Polislerin bizden korktuğu ya da bizden düzenli maaş aldığı ve bonus olarak belediye başkanının gidik olduğu bir şehirde Batı Yakasının en büyük uyuşturucu şirketi, ...7/24 teslimat yapılıyor. | Open Subtitles | تسمى أضخم مشروع اتّجار بالمخدرات على الساحل الغربي. شحن على مدار الساعة في مدينة حيث تخشانا الشرطة أو تعمل لحسابنا. وكعلاوة إضافية، عمدتها مدمن كحول. |
| Batı Yakasının HBO yayınını yakaladık. | Open Subtitles | (HBO) حصلنا على بث الساحل الغربي لقناة |
| Bu Batı Yakasının ruhu | Open Subtitles | هذا هو الكيان الروحى للجزء الغربى |
| Daryl Kitzens, şüphesiz, yukarı Batı Yakasının en korkunç herifidir. | Open Subtitles | داريل كيتزينس) بدون أدنى شك) الطفل المخيف جدا فى الطابق الغربى العلوى |
| - Batı Yakasının Hikayesi? | Open Subtitles | -قصة الحي الغربي" " |