| Ama battaniyeyi üstüne örtersek eğer seni fazla rahatsız etmez. | Open Subtitles | لكن إذا وضعنا هذه البطانية فوقهم فإنهم لن يرهقـوك كثيرا |
| Pencereden baktım ve onu sedyeyle çıkarırlarken üzerine örttükleri kırmızı battaniyeyi hatırlıyorum. | Open Subtitles | نظرت من النافذة أتذكر تلك البطانية الحمراء التي استخدموها لتغطيتها عندما خرجوا. |
| Boşver onları. battaniyeyi düşün. battaniyeyi anlat bana. | Open Subtitles | انس أمرهم، انس أمرهم ابق مع البطانية، أخبرني عن البطانية |
| Kız arkasına yaslanır ve battaniyeyi üzerine çeker. | Open Subtitles | إنها تستلقي على ظهرها وتسحب الغطاء على نفسها |
| Kaşmir atın için aldığım at desenli kaşmir battaniyeyi iade mi etmeliyim? | Open Subtitles | هل علي ان اعيد بطانية الكشمير للحصان التي احضرتها لحصانك من الكشمير؟ |
| battaniyeyi ısıtın ve beni 93 F derece yapın. | Open Subtitles | ثم ضع البطانية للتدفئة وإرفع حرارتي لـ 93 بالمئة |
| Bayan Idgie, bu battaniyeyi sarınmak zorundasınız... yoksa zatürree olacaksınız, beni duydunuz mu? | Open Subtitles | آنسة ادجي, يجب عليك ان تبقي هذه البطانية عليك والا ستموتي من البرد, اتسمعيني الآن؟ |
| Üzerinde adın yazılı olan battaniyeyi kullandım. | Open Subtitles | لقد استعملت هذه البطانية المكتوب عليها أسمك |
| battaniyeyi açtığımızda gözleri kapanmıştı. | Open Subtitles | عندما فتحنا البطانية عيناه كانتا مغلقتين |
| Uyandığında yanlış battaniyeyi gördüğünü düşünün. | Open Subtitles | تخيلي أن تستيقظ في الصباح لتجد أنه لديك البطانية الخطأ |
| Babamdan evde hayalet olduğunu duyduğundan beri kafasına o battaniyeyi geçirip beni her yerde takip ediyor. | Open Subtitles | منذ أن سمع أبى يقول بأن هناك شبح فى المنزل يضِع على تلك البطانية ويطاردني في كل مكان. |
| battaniyeyi tam örtme, ellerini göremiyorum. | Open Subtitles | هاى ، إرفع تلك البطانية أحتاج إلى أن أرى يديك |
| Gel buraya, yaşlı adam. O battaniyeyi bize ver. Bu paltoyu al. | Open Subtitles | تعال الى هنا ايها العجوز اعطني البطانية وخذ هذا المعطف |
| Güzel, battaniyeyi getireyim. Uyku zamanı. | Open Subtitles | رائع، حسناً، اجلبي البطانية فقد حان وقت القيلولة. |
| Ben elektrikli battaniyeyi getireyim. | Open Subtitles | انا سوف احضر البطانية الكهربائية انت قم بالطلقة الثانية |
| - battaniyeyi kokuturum diye dert etmediğine emin misin? | Open Subtitles | هناك بطانية في السيارة هل أنت متأكد ؟ أنني لن أخرب البطانية ؟ |
| battaniyeyi bırak, ben halledebilirim. | Open Subtitles | دعي الغطاء و شأنه, أستطيع القيام بهذا |
| Sana şu battaniyeyi vereyim. | Open Subtitles | انه برد هنا دعيني اغطيك بهذا الغطاء |
| -Onları çıkar, ben battaniyeyi getireyim. | Open Subtitles | سوف أحضر بطانية أنه لونه يتحول الى ألازرق |
| Bu battaniyeyi de buraya koyunca birinci sınıf kamaralara benzeyecek bura. | Open Subtitles | حالما أضع هذه البطانيات هنا سوف يبدو كأنه من الدرجة الأولى |
| battaniyeyi kaldırdım. Karnından ağır yaralanmış ve organları dışarı çıkmıştı. | Open Subtitles | و ما أن نزعت البطانيه عنه حتى لاحظت أن أحشاءه مصابه بشده وظاهره للعيان |
| battaniyeyi ister misin? | Open Subtitles | هل تُريدين بطانيتي ؟ |
| battaniyeyi üzerine çek. | Open Subtitles | حسناً، تغطى بالبطانية |
| Hiç dün geceki kadar kötü uyumamıştım. Christie sürekli battaniyeyi çekip durdu. | Open Subtitles | م.أ.ح* ، اليوم الثانى* نمت أسوأ نوم فى حياتى ليلة أمس كريستى كانت تقوم بإنتزاع كل البطاطين |
| Bagajındaki battaniyeyi yanıma aldığım iyi olmuş. | Open Subtitles | وضعيةٍ جيدةٍ للجلوسِ بها على الأرضِ رائع لديَ تلك البطانيةِ من صُندوقك |
| Eve gitmene gerek yok ama burda kalamazsın. Hey! Beş saniyen var sonra o battaniyeyi dağıtıcam. | Open Subtitles | ليس عليك الذهاب للمنزل, ولكن لا يمكنك البقاء هنا. لديك خمس ثواني, ومن ثم سأقوم بسحب بطانيتك واجبارك على النهوض |