| Çok etkilendim, Bay Agos ama bu konuda ne yapabileceğimi bilemedim. | Open Subtitles | ،(مذهل، سيد (آغوس ولكنّي لست متأكدة إن باستطاعتي فعل شيء |
| Her halükarda kamuoyuna sunulacaktır Bay Agos. | Open Subtitles | ستصبح جزءاً من السجل العام (بكل الأحوال، سيد (آغوس |
| Sizinle tanıştığıma memnun oldum Bay Agos. | Open Subtitles | أسعدني لقاؤك يا سيد آغوس |
| Bay Agos Bayan Joyce'la, bu dava açılmadan hemen önce bizzat görüştünüz mü? | Open Subtitles | السيد أغوس هل قابلت شخصياً السيدة جويس قُبيل أن تبدأ هذه المحاكمة؟ |
| Bay Agos bana ucu açık bir soru soracağınızı ve bu sayede uzun bir cevap verebileceğimi söyledi. | Open Subtitles | حسنا ،ثم قال السيد أغوس كنت تسألني سؤال مفتوح غير محدد التي من شأنها أن تسمح لي التحدث لفترة من الوقت حول جوابي |
| Hayır, Bay Agos. Bu duruşma, tahminimden fazla uzadı ve ben de yoruldum. | Open Subtitles | لا ، يا سيد أغوس لقد إستمرت هذه المحاكمة |
| Bay Agos'un tutuklanması, arama esnasında gerçekleşti Sayın Yargıç. | Open Subtitles | إن اعتقال السيد آغوس قد وقع أثناء عملية التفتيش يا سيدي القاضي |
| Çok özür dilerim Bay Agos. | Open Subtitles | آسفة جدًا يا سيد آغوس |
| Kendisi sekiz yaşında değil. Teşekkür ederim, Bay Agos. | Open Subtitles | شكرًا يا سيد آغوس |
| Teşekkür ederim, Bay Agos. | Open Subtitles | شكرًا يا سيد آغوس |
| Bay Agos, sizin için ne yapabilirim? | Open Subtitles | سيد (آغوس) ماذا يمكنني فعله من أجلك اليوم ؟ |
| Pekâlâ, Bay Agos, burada biraz manevra yapabilirsiniz. | Open Subtitles | حسناً, سيد (آغوس), لديك بعض المساحة للمناورة هنا |
| Evet, Bay Agos'a katılıyorum, bu çok küçük bir suç ama kanun kanundur. | Open Subtitles | لذا نعم, انا أتفق معك يا سيد (آغوس) إنها مخالفة بسيطة لكن القانونَ القانون |
| Ama tüm kanıtlarım Bay Agos'un hukuk firmasıyla bağlantılı birine çıkıyor, taklit edilmiş kanıtı... | Open Subtitles | ولكن كل ما عندي من الأدلة تشير لذلك ما يجري اتصال مع السيد أغوس ' محاماة، كما أنهم هم تقديم |
| Bay Agos, savunmanın tanık listesinde değildi. | Open Subtitles | السيد أغوس ليس على قائمة شهود الدفاع |
| Bay Agos öncelikle merhaba. | Open Subtitles | السيد أغوس بادئ ذي بدء ، مرحباً |
| Sayın Hâkim, Bay Agos'un ifadesine dayanarak telekonferans yoluyla Yüzbaşı Gauthier'ye sorularımızı yöneltme izni istiyoruz. | Open Subtitles | يا سيادتك بناءاً على شهادة السيد أغوس نحن نطلب أن يُسمح لنا إستجواب الكابتن غوتييه فيما وراء البحار عبر مقابلة تلفزيونية |
| Çok üzücü Bay Agos, çünkü ben hazırım. | Open Subtitles | لسوء الحظ يا سيد أغوس لأني مستعد |
| Devam edebilirsiniz, Bay Agos. | Open Subtitles | يمكنك الاستمرار يا سيد أغوس |
| Teşekkür ederim, Bay Agos, ama sanırım neyin saçmalık olduğuna karar vermek benim işim. | Open Subtitles | شكرًا لكَ سيد (أغوس), لكن أعتقد أنه من عملي أن أعرف ما هي الترهات |
| Bay Agos'un, yasadışı arama ve el koymaya karşı, 4.Kanun Değişikliği Hakları... | Open Subtitles | إن حقوق السيد آغوس وفقًا للتعديل الدستوري الرابع والذي يحميه من التفتيش أو الاعتقال غير القانوني |
| - ...yine de bir tutuklamaydı. - Ve Bay Agos hemen serbest bırakıldı. Sayın Yargıç? | Open Subtitles | السيد آغوس على الفور سيادة القاضي؟ |