| Kendini kötü hissettin, yardım etmek istiyorsun, bu yüzden bazı deliller uydurdun. | Open Subtitles | تشعر بالحزن وتريد المساعدة وتلفق بعض الأدلة |
| Zamanla yoğun tedaviye olan ihtiyacın azaldığına dair bazı deliller mevcut. | Open Subtitles | هنالك بعض الأدلة بالمستقبل قد تقلل العدوانية |
| Eğer koşullar uygun olursa mercandaki sağlıklı mikropların patojenle savaşabildiğine dair bazı deliller var. | TED | هناك أيضاً بعض الأدلة أن الميكروبات السليمة على الشعب المرجانية تستطيع محاربة الفيروسات المسببة للأمراض حينما تكون الظروف صحيحة. |
| Bu fikri destekleyen bazı deliller görmek hoşuma gider. | Open Subtitles | أريد رؤية بعض الأدلة الداعمة -لهذا الاقتراح -تانيا)؟ |
| - Aleyhinize bazı deliller var. | Open Subtitles | هُناك بعض الأدلة ضدك، |
| 'Cinayete Teşebbüs'ten yargılanan Minal Arora'nın aleyhinde şahitler ve hatta bazı deliller olmasına rağmen mahkeme ortada büyük bir tahrik olduğunu ve Arora aleyhinde yapılan bu suçlamayı reddetmiştir. | Open Subtitles | بالرغم من وجود شهود وحتى بعض الأدلة ضد (مينال أرورا) للقضية تحت القسم 307 "محاولة القتل" وجدت المحكمة أن هناك استفزاز خطير |