| Üniformalı askerler ve helikopter görmeyi bekleyecektir. | Open Subtitles | سيتوقع وجود رجال باللباس العسكري ومروحية كغطاء |
| Onunla konuşmayı bekleyecektir. | Open Subtitles | سيتوقع أن يتحدث إليه |
| Eğer aklı varsa, ortalık kalabalıklaşıncaya kadar bekleyecektir. | Open Subtitles | لو كان ذكياً سينتظر إزدحام حركة المرور |
| Ama biliyorum ki bekleyecektir, çünkü sen de bizimle geliyorsun. | Open Subtitles | لكنّي أعلم أنه سينتظر لأنك قادم معنا |
| Sanırım beni birkaç saat bekleyecektir, genelde böyle yapar ve sonra uçardı. | Open Subtitles | أظن أنها ستنتظر بضع ساعات... هذا ما يفعله أمثالنا دوماً وبعدها ستطير بعيداً |
| Tapınak yok edildi ama kız orada bekleyecektir. | Open Subtitles | المعبد دُمر ولكنها ستنتظر هناك. |
| Kurtarma ekibi vardığında kaza geçiren Rover'ın içinde bir ceset bulmayı bekleyecektir. | Open Subtitles | عندما يصل فريق الإنقاذ سيتوقعون وجود جثة فى الطوافة المحطمة |
| Onunla konuşmayı bekleyecektir. | Open Subtitles | سيتوقع أن يتحدث إليه |
| Toplantıya beni de bekleyecektir. | Open Subtitles | أظنه سيتوقع حضوري. |
| Jerry'yi teşvik edersen bir şeyler bekleyecektir. | Open Subtitles | ،(إن شجعت (جيري فإنه سيتوقع شيئاً |
| Net bir açı yakalayana kadar bekleyecektir. | Open Subtitles | سينتظر من أجل إصابة واضحة. |
| Frey bekleyecektir. Yolda oldugumuzu biliyor. | Open Subtitles | (فراي) سينتظر فهو يعرف أننا قادمون. |
| Frey bekleyecektir. Yolda olduğumuzu biliyor. | Open Subtitles | (فراي) سينتظر فهو يعرف أننا قادمون. |
| - bekleyecektir. | Open Subtitles | ـ ذلك سينتظر. |
| Hayır Shea, bekleyecektir. | Open Subtitles | -كلاّ يا (شيه) , بل سينتظر |
| Katrina ritüeli gerçekleştirmek için gücünün en yüksek noktasını bekleyecektir. | Open Subtitles | ستنتظر (كاترينا) لحين أن يكون المد الحضيضي على أشده |
| Ortalığın biraz durulmasını bekleyecektir. | Open Subtitles | ستنتظر حتى تهدأ الأمور |
| Evet dersen patronlarım hiçbir ödeme gününü kaçırmamanı bekleyecektir. | Open Subtitles | حالما تقول نعم، فإن رؤسائي سيتوقعون منك أن تدفع كل دفعة في وقتها. |