| Ona tüm eski dosyaların kutulanıp belediye binasına götürüldüğünü söyledim. | Open Subtitles | قلتُ بأنّ جميع الأغراض القديمة مخزّنة بصناديق بقبو مبنى البلدية |
| Wyath 2008 yılının sonlarına doğru üzerine bağladığı patlayıcılarla belediye binasına girmeye çalışırken yakalanmıştı. | Open Subtitles | وايث تم اعتقاله سابقا عام 2008 عندما دخل مبنى البلدية وبصحبته متفجرات مربوطة حول جسده |
| Görünüşe göre öncelikli hedefi de ben değildim çünkü... Ortalığı yıkıp dökerek belediye binasına girdi. | Open Subtitles | ولا يبدو أنّي كنت هدفه الأساسيّ لأنه عاث في مبنى البلدية تقتيلًا. |
| Ona, 3 gün sonra, tren istasyonundan belediye binasına giderken suikast yapmayı planlamışlardı. | Open Subtitles | خططوا لمهاجمته بعد ثلاثة أيام أثناء قيادته خارجاً من محطة القطار ومتجهاً نحو دار البلدية |
| belediye binasına gidip annemi almalıyız. | Open Subtitles | نحن يجب أن نذهب إلى دار البلدية للحصول على أمّي. |
| Bu ünvan sadece harika bir adam tarafından alınabilir, senin gibi belediye binasına kırk yılda bir uğrayan pısırık bir adam tarafından değil. | Open Subtitles | هذا التفكير الذي يخيف حتى العظماء ليس من الرجل الذي شق طريقه نحو قاعة المدينة لفترة من الزمن |
| Bay Jane bugün belediye binasına gidip cezasını öderse, sorun yok demektir. | Open Subtitles | إذا ذهب السيّد (جاين) إلى دار البلديّة -وقام بتسوية هذا اليوم، فيمكننا المضي قدماً |
| SCST'yi kanunlaştıramadığımız için belediye binasına saldırdığı konusunda oldukça eminler. | Open Subtitles | لكنهم واثقون بأنه استهدف مبنى البلدية لعجزنا عن تفعيل سجل الأسلحة. |
| Tam da bu yüzden belediye binasına yatakhane yapıyoruz. | Open Subtitles | حتى يمكننا الاعتماد على بعضنا ولهذا نقوم ببناء مساكن داخل مبنى البلدية |
| Almayayım. belediye binasına gitmem gerek. | Open Subtitles | سأفوت هذا، يجب عليّ التواجد في مبنى البلدية خلال ساعة |
| Görünüşe göre öncelikli hedefi de ben değildim çünkü... Ortalığı yıkıp dökerek belediye binasına girdi. | Open Subtitles | ولا يبدو أنّي كنت هدفه الأساسيّ لأنه عاث في مبنى البلدية تقتيلًا. |
| SCST'yi kanunlaştıramadığımız için belediye binasına saldırdığı konusunda oldukça eminler. | Open Subtitles | لكنهم واثقون بأنه استهدف مبنى البلدية لعجزنا عن تفعيل سجل الأسلحة. |
| Tamam, belediye binasına geri dön. | Open Subtitles | حسنا, عودي الي دار البلدية لن أكون بعيدا |
| Yarın belediye binasına gidip adını kanunlara uygun şekilde yeniden "Peter" yapacağız. | Open Subtitles | غدا سنذهب الى دار البلدية لتغيير اسمك قانونيا الى بيتر |
| Tam da bu an için belediye binasına erişim sağlamaktı amacı. | Open Subtitles | ليتسنى له دخول دار البلدية في هذه اللحظة تحديدًا. |
| Ama bu, eski konsey üyesi Ron Miller'ın elinde bir silahla belediye binasına girmesiyle değişti. | Open Subtitles | -لكن هذا تغير اليوم عندما دخل عضو مجلس البلدية السابق "رون ميلر" إلى دار البلدية ومعه سلاح |
| O yüzden hemen belediye binasına, bu dört kahramanın heykelini görmeye gidin. | Open Subtitles | يتقدّم لذا أسفل إلى دار البلدية ويفحص النصب... ... إلىأولئكالرجالالشجعانالأربعة. |
| Onu belediye binasına götür ve iyi olduğundan emin ol. | Open Subtitles | خذها إلى قاعة المدينة وتأكد من أنها بخير |
| Hadi, belediye binasına gidip bunu bildirelim. | Open Subtitles | هيا , دعنا نذهب ونخبر قاعة المدينة. |
| Şüpheli belediye binasına yöneldi. | Open Subtitles | المشتبه يتوجه إلى قاعة المدينة |
| - belediye binasına hoş geldin. | Open Subtitles | -أهلاً بك في دار البلديّة |
| O zaman neden belediye binasına gidip neler bulabileceğime bakmıyorum? | Open Subtitles | إذاً لما لا أذهب إلى ردهة المدينة وأرى ما أستطيع أن أجده هناك |