| Elimde bazı belgeler var, ama şifreliler. ve büyük olasılıkla hasarlılar. | Open Subtitles | لدي بعض الملفات لكنها مقفلة وقد تكون فاسدة |
| İçinde çok önemli belgeler var. | Open Subtitles | لدي بعض الملفات المهمة هنا |
| - Elimde Bay Grenn için Flint davası hakkında önemli belgeler var. | Open Subtitles | (معي بعض الملفات المهمة للسيد (جرين -تخص قضية (فلينت وتر) -أرسليهم |
| Elimizde devletiniz tarafından yetki verilen belgeler var. | Open Subtitles | لدينا وثائق مصرحة من قبل حكومتك, |
| Orada değerli belgeler var. | Open Subtitles | لدينا وثائق ثمينة هناك |
| - İmzalamanız gereken belgeler var. | Open Subtitles | لدي بعض الأوراق من الوزارة لتوقعها |
| Evet, bazı belgeler var. | Open Subtitles | أجل لدي بعض الأوراق |
| Açıkçası bu olaylar zincirini destekleyen belgeler var. | Open Subtitles | على ما يبدو ، هناك مستندات تؤكد هذه السلسلة من الأحداث. |
| Konu şöyle, şu an çok önemli bir toplantıya girmek üzereyim ve o çantanın içinde hemen ihtiyacım olan çok önemli belgeler var. | Open Subtitles | اسمعيني، أنا على وشك الدخول إلى اجتماع مهم جداً لذا هناك مستندات مهمة جداً أحتاج إليها في الحال. |
| - Elimde Bay Grenn için Flint davası hakkında önemli belgeler var. | Open Subtitles | (معي بعض الملفات المهمة للسيد (جرين -تخص قضية (فلينت وتر) -أرسليهم |
| "Fakat bu onun istediği değildi. "dedim, "Elimizde belgeler var." | TED | حينها قلت "لكن هذا ليس ما أرادته هي،" "كما أن لدينا مستندات بذلك." |
| Bu odada gizli belgeler var. | Open Subtitles | هناك مستندات سرية في هذه الغرفة. |