| Evet, Almanya'dan eski bir dostum olan Bay Bach buna çok benzeyen bir parça yazmıştı. | Open Subtitles | نعم، صديق الألماني القديم لي هير باخ أنجز عمل مشابه |
| Kalp şekline benzeyen bir şeyler gördük ama zamanla yıpranmış olmalı. | Open Subtitles | رأينا شيء ما يشبه شكل القلب لكن الوقت تأخر |
| Felix'in Mike'a benzeyen bir kayınbiraderi var. | Open Subtitles | فيليكس لديه صهر شبيه نوعا ما ب مايك |
| Onlara benzeyen bir şey görürsek hepsini öldüreceğiz. | Open Subtitles | سرَ حتى نجدهم، نقتلهم جميعاً |
| Bu bahar eskisine çok benzeyen bir ağaç getirtip diktirdi. | Open Subtitles | واثناء الربيع قام بزرع شجره أخرى تشبه السابقه كثيرا |
| Şuradakilerden birine benzeyen bir kutu gördüğümüz zaman hemen bağırmalıyız. | Open Subtitles | -سام) هل نصرخ إذا رأينا صندوقاً يبدو تماماً مثل ذاك الصندوق ؟ ) |
| Ona, kendsine çok benzeyen bir polis gördüğümü söylemeliyim. | Open Subtitles | يجب أن أقول له، في الواقع، أن هناك شرطي الذي يبدو مثله. |
| "Grotesk"de ki aktris Karen Flores'a benzeyen bir kadınla gördüm. | Open Subtitles | تبدو إنها تشبة (كارين فلورز) التي كانت في فيلم "غروتسك". |
| Bak, insanlara ete benzeyen bir hamburger ve bir tür kola vermeme rağmen 50 dolarlarının para üstünü alıyorlar. | Open Subtitles | أقدم للناس بيرجر فيه شيء يشبه اللحم ونوع ما من المشروبات الغازية ويعود شيء لهم من ورقة الخمسين دولار |
| Evet, Almanya'dan eski bir dostum olan Bay Bach buna çok benzeyen bir parça yazmıştı. | Open Subtitles | نعم، صديق الألماني القديم لي هير باخ أنجز عمل مشابه |
| - Direksiyonun altında kan ve kırık ön camda mavi boyaya benzeyen bir şey buldum. | Open Subtitles | لقد عثرت على دماء على عجله القياده و ما يشبه طلاء أزرق على الزجاج الأمامى المكسور |
| Başka deyişle, HAL'e çok benzeyen bir şey yapmam gerekti. ama adam öldürme meyili olmayan bir HAL. | TED | بعبارة أخرى، أريد بناء ما يشبه "هال" إلى حد كبير ولكن بدون أن يكون له نزعات للقتل. |
| Felix'in Mike'a benzeyen bir kayınbiraderi var. | Open Subtitles | فيليكس لديه صهر شبيه نوعا ما ب مايك |
| Onlara benzeyen bir şey görürsek hepsini öldüreceğiz. | Open Subtitles | سرَ حتى نجدهم، نقتلهم جميعاً |
| Bu bahar... eskisine çok benzeyen bir ağaç getirtip diktirdi. | Open Subtitles | واثناء الربيع قام بزرع شجره أخرى تشبه السابقه كثيرا |
| Ryan Gosling'e benzeyen bir adam hakkında kitap yazıyor. | Open Subtitles | إنها تكتب كتاب عن ذلك الرجل الذي يبدو تماماً مثل (ريان غوسلينغ) |
| Ayrıca gövdenin altında havalandırma deliğine benzeyen bir şey var. | Open Subtitles | و الذي يبدو مثل فتحة للتنفيس في مركز الصندوق الحديدي في الأسفل. |
| "Grotesk"de ki aktris Karen Flores'a benzeyen bir kadınla gördüm. | Open Subtitles | تبدو إنها تشبة (كارين فلورز) التي كانت في فيلم "غروتسك". |
| İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde. | TED | وبعدها بأسبوعين، يصبح لديك شيء يشبه الكبد. |