| İki beyaz kadın büyüttü beni. Evet, ünlü olmak için kiminle konuşmam gerekiyor? | Open Subtitles | مجددا لااعرف عما تتحدث لقد تربيت على يد اثنين من النساء البيض لمن اتحدث لكي اصبح نجمة مشهورة؟ |
| - beyaz kadın da öyle hissediyordur. | Open Subtitles | حسناً، وأنا متأكد بأن تلك المرأة البيضاء تكنّ الإحساس ذاته، وتشعر بأنها كذلك |
| Amy Anne Cassandra, beyaz kadın. | Open Subtitles | "آمي آن كاساندرا", أنثى بيضاء. |
| Demin o beyaz kadın saçlarını mahvetmedi mi? | Open Subtitles | ألم تقم السيدة البيضاء بتخريب شعرك؟ |
| beyaz kadın, yaklaşık 30 yaşlarında. | Open Subtitles | , أنثى قوقازية حوالي في الثلاثينيات من عمرها |
| Siyahlar kulübündeki beyaz kadın söylüyor bunu. | Open Subtitles | هذا ما تقوله الفتاة البيضاء في ملهى ليلي للسود |
| beyaz kadın, kötü dövülmüş kötü dövülmüş, tecavüz olabilir. | Open Subtitles | انثى بيضاء مضرةبى بشكل كبير مضروبة بشكل كبيرة من المحتمل مغتصبة |
| - Kim? beyaz kadın, İrlandalı kadın. Nedenini sorma. | Open Subtitles | النساء البيض, النساء الأيرلنديات لا تسألني لماذا |
| Pek çok beyaz kadın Kızılderililer tarafından kaçırıldı. | Open Subtitles | العديد من النساء البيض إختطفهن الهنود |
| Epey beyaz kadın varmış. | Open Subtitles | هذا عدد كبير من النساء البيض |
| Dün gece rüyamda bir beyaz kadın gördüm. | Open Subtitles | راودنى حلم بشأن هذه المرأة البيضاء فى الليلة الماضية. |
| beyaz kadın, doğru olan yolu bul ve asla geri dönme! | Open Subtitles | أيتها المرأة البيضاء ، ابحثي عن طريقك الصحيح ، ولا تعودي أبداً |
| beyaz kadın, 20'lerinde. | Open Subtitles | أنثى بيضاء في العشرينات |
| Ruhsatın Elizabeth Barker'a ait olduğu anlaşıldı. Beyaz, kadın, 25 yaşında. -Kurbanın tanımına uyuyor. | Open Subtitles | و السيارة مسجلة باسم (إليزابيث باركر) , أنثى بيضاء تبلغ الخامس و العشرين من العمر |
| Sundubu jjigae yapmasını bilen tek beyaz kadın olacaksın. | Open Subtitles | ستكونين السيدة البيضاء الوحيدة الذي تعرف طريقة صنع (سوندبو جيغي). |
| "Kim şu beyaz kadın?" | Open Subtitles | من هذه السيدة البيضاء"؟" |
| Şu beyaz kadın az önce seni kovdu. | Open Subtitles | هذه الفتاة البيضاء قد طردتك للتو |
| Ah Iütfen! O beyaz kadın Halliburton Holding gibi davranacak. | Open Subtitles | أرجوك يا صغيرتي، هذه الفتاة البيضاء (ستقبلك مثل (هاليبورتون |
| 37 yaşında, beyaz, kadın, 16 Van Loon Sokağı Gannon, New Jersey'den Brenda Martin'le birlikteyim. | Open Subtitles | انا مع بريندا مارتن عمرها 37 سنه انثى بيضاء... المقيمه في شارع 16 فان لوون جانون نيوجيرسي |
| Havalandırma kontrol sisteminin kurulmasındaki ekipte çalışan sadece 4 beyaz kadın var. | Open Subtitles | كان يوجد 4 نساء قوقازيات فقط في فريق البناء الذي ثبت نظام التحكم بالطقس |
| ''beyaz kadın, siyahi avukatı polise ihbar etti.'' manşeti şuna dönüşüyor: ''Siyahi avukat, kadını polise ihbar etti.'' | TED | أى "إمرآة تطلب الشرطة لنائب أسود من أوريجن" تصبح "نائب أسود من أوريجن يطلب الشرطة لسيدة" |
| O beyaz kadın. Ve işte yine başlıyoruz. | Open Subtitles | تلكَ المَرأة البيضاء و ها أنتَ تُعيدُ الكَرَّة |