| İyiliksever bir bilgelikle.. | Open Subtitles | إنه لمن الحكمة والاحترام النابعين من الخير |
| Yarının genç beyinlerini nasıl bir bilgelikle aydınlatabilirim diye kendi kedime soruyordum. | Open Subtitles | أتعلمون، كنت أسأل نفسي ما الحكمة الممكنة التي يمكنني نقلها إلى. العقول الشابة المشرقة |
| Bazen bilgelikle yaşamak zordur. | Open Subtitles | أحيانا يكون من الصعب للعيش طريق الحكمة. |
| Baban, Balam'ın bilgelikle hüküm sürmesi için yanında birisine ihtiyacı olduğunu biliyordu. | Open Subtitles | كان يعلم بأن لـ(بالم) حتى يحكم بحكمة سيحتاج أحد إلى جانبه |
| Çapraz bulmaca yapımcılığına yeni başladığım zamanlarda çapraz bulmacanın kelimelerindeki bilgelikle rahata eriyordum. | Open Subtitles | cruciverbalist عندما كنت مبتدئه بالـ هذا يعني كاتب كلمات متقاطعه- كنت اجد الراحه في كلمات حكماء الكلمات المتقاطعة. |
| Bana bilgelikle doluymuş gibi geliyor. | Open Subtitles | أحس بأنه مليء بالكثير من الحكمة |
| Dünyadaki 20 yılın boyunca topladığın bilgelikle söyle bakalım, duymak istiyorum. | Open Subtitles | أخبرني بالاستعانة بتلك الحكمة التي جمعتها من خلال تواجدك لمدة عقدين من الزمن على هذه الأرض ! أريد أن أعرف |
| Her bitki,her ağaç, her çiçek bilgelikle dolu. | Open Subtitles | عن الحكمة في كل شجرة في كل زهرة |
| Ve bilgelikle büyüyecek ve Zambuli ve tüm canlıların koruyucusu olacak. | Open Subtitles | ستكبر وتتعلم الحكمة وستكون حامية (زامبليس) 0 وكل من يعيش فيها 0 0 0 |
| Bırak ruhun bilgelikle gelişsin. | Open Subtitles | دع روحك تنمو في الحكمة |
| Bilgi, bilgelikle aynı şey değildir. | Open Subtitles | المعرفة ليست مثل الحكمة |
| Doğu ya ait bilgelikle ilgileniyor. | Open Subtitles | يقف أمامك سيّد "الحكمة الشرقية" |
| Hakiki bilgelikle herkesi kutsa. | Open Subtitles | ". يبارك الجميع مع الحكمة الحقيقية " |
| Hakiki bilgelikle herkesi kutsa. | Open Subtitles | "يبارك الجميع مع الحكمة الحقيقية." |
| - Hakiki bilgelikle bizleri kutsa. | Open Subtitles | - "يبارك الجميع مع الحكمة الحقيقية." |
| Tek istediğim vazifeni tamamladığında kitabının vaat ettiği bilgelikle Floransa'ya geri dönmen. | Open Subtitles | كل ما أطلبه منك أن تعود لـ(فلورينسا) عندما يكتمل سعيك ومعك تلك الحكمة التي ستكتسبها من الكتاب |
| bilgelikle... | Open Subtitles | -لقد قايضتِ به لأجل الحكمة . |
| Dünyanın ikisine de ihtiyacı var. Ona bilgelikle danışman olacaksınız. | Open Subtitles | ستنصحه بحكمة. |
| Ve eğer bilgelikle kutsanmışsak her birinin arasındaki çatlaklardan süzülen ışığın parıltısını görürüz. | Open Subtitles | , و لو أننا حكماء سنعرف الفرق بين الاثنين . . |