| - Hayır. Çıplak ellerimle yere kazdığım bir çukurda uyudum. | Open Subtitles | لا، أنا نمت في حفرة حفرتها في الأرض بيدي العارية |
| - Beni bir çukurda tuttu. - Çukuru kendi mi kazmış? | Open Subtitles | ـ أبقاني في حفرة ـ هل قام بحفر الحفرة بنفسه ؟ |
| Aslında evin yakınlarında bir çukurda bulunmuştu. | Open Subtitles | لقد وجد في الحقيقة في حفرة قريبة من المنزل |
| Dışarı çıktık, aah... geçen gece çamur vardı, ve biz de bir çukurda sıkıştık. | Open Subtitles | لقد خرجنا يف منتصف ليلة أمس و حصرنا في خندق |
| İki gün sonra, kanlı giysilerini bir çukurda bulduklarında anladım ki... | Open Subtitles | عندما وَجدوا ملابسَها الداميةَ .... في خندق بعد يومين، عَرفتُ أن |
| Kızı bir çukurda bulmuştuk. Tecavüz uğramıştı ve dövülmüştü... | Open Subtitles | عثرت عليها في خندق ...تم إغتصابها و ضربها و |
| Oğlumun bir çukurda bir köpek gibi ölü bulunduğunu söylediklerinde, ben de ölmek istedim. | Open Subtitles | عندما قالوا لي أن ابني عثر عليه ميتا في حفرة مثل كلب |
| Kabul edersin ki, burası Cibuti değil ve ben de bir çukurda 2 hafta tuttuğun 18 yaşında bir çocuk değilim. | Open Subtitles | ماعدا أن هذا ليس موقع سري في جيبوتي وأنا لست طفل في الثامنة عشر من عمره أنت وضعته في حفرة لمدة إسبوعان |
| Sarhoş olmadığına ama bir çukurda olduğuna inandırınca gelip kendim göreyim dedim. | Open Subtitles | لقد أقنعتني بأنه غير سكران و ينام في حفرة كان يجب أن أرى ذلك بنفسي |
| bir çukurda mahsur kalmışken hâlâ nasıl böyle konuşabiliyorsun? | Open Subtitles | كيف تستطيعي أن تبقي متأكدة بشدة عندما تكون يعالقة في حفرة لعينة ؟ |
| Çölün ortasında bir çukurda yatmayı hak edecek hiçbir şey yapmadı. | Open Subtitles | لا يستحق بإن تنتهي حياته في حفرة في وسط الصحراء |
| Bizim otlaktaki bir çukurda çürüyüp gittiğinden haberi bile olmayacak. | Open Subtitles | لن يعلم أبداً بأنك ميتاً في حفرة في مكان ما في المزرعة لدينا |
| Şangay'da ki bir çukurda öleceksin. | Open Subtitles | سوف تموتون جميعناَ في حفرة في " شنقهاي " |
| - Pardon ama bayım, Oxford Caddesinin en ölü kısmında - bir çukurda duruyoruz. | Open Subtitles | مع الاحترام سيدي , لكننا نقف في حفرة بالأرض "فيبقعةميتهمنشارع "اكسفورد. |
| Sensiz, bir çukurda ölü olurdum. | Open Subtitles | فلولاك لكنت مقتولاً و مرمياً في حفرة |
| # O yüzden kapa çeneni Yoksa bir çukurda amına koyarım | Open Subtitles | # حتى اغلاق اللعنة حتى أو أنني سوف يضع لكم في خندق |
| Ama bir gün kavga ederken Brianna'nın bana benzeyeceğine bir çukurda ölü yatmasını tercih ettiğini söylemişti. | Open Subtitles | لكن مرة عندما كنا نتشاجر ( قال أنه يفضل أن يرى ( بريان مرمية في خندق ما على أن يراها تصبح مثلي |
| Hayır.Uçağın tümünü Bali kıyısında, okyanusun 4 mil dibinde bir çukurda buldular. | Open Subtitles | كلا (لقد وجدوا الحطام كاملا قرب ساحل (بالي في خندق محيط بعمق 4 أميال |