| Ne yemek yiyebiliyorum, ne uyuyabiliyorum, bu davadan başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني الأكل لا يمكنني النوم لا يمكنني التفكير بأي شيء آخر |
| Deniyorum ama beynim durdu. Hiç bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | أنا افكر، ولكن عقلي لا يستجيب لذلك لا استطيع التفكير بأي شيء |
| Günlerdir başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | الآن في هذه الأيام .. لم أعد قادرة على التفكير في أي شيء آخر. |
| -Seni ilk gördüğümden beri başka bir şey düşünemiyorum! | Open Subtitles | منذ أن رأيتك ولا أستطيع التفكير في أي شيء آخر |
| Bu olanların ardından bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني التفكير في شيء اخر يمكن ان يكون خلف هذا |
| İnsanlara, Bruiser Stone gibi bir adam için çalıştığımı söylemekten daha utanç verici bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع التفكير في شيء أكثر إحراجاً من إخبار الناس أنني أعمل عند شخص مثل بروزر ستون |
| Karının seni Papa's Tavuk ve Waffle otoparkında terk etmesinden daha depresif bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أتخيل أي شيء أكثر إحباطا من أن تكون مهجورا من قبل زوجتك لـ 6 سنوات بموقف سيارات المطعم |
| Daha cazip bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني أن أتخيل شيئاً يفوق ذلك سحراً |
| Belki ama sen yanımda olduğun zaman Chloe, başka bir şey düşünemiyorum bile. | Open Subtitles | نعم, ربما يجدر بي ذلك و لكن عندما تكوني بالقرب مني, كلوي فلا يمكنني أن أفكر بأي شيء آخر |
| Birinin beni sevmesine karşı kıyaslayabileceğim bir şey düşünemiyorum. Arılar nerde? Duydun mu? | Open Subtitles | لا يمكنني أن أفكر في أي شيء بي يجعل أي شخص يحبني أين ذهب النحل؟ هل تسمعين هذا؟ |
| Yeni evimizdeki ilk haftada güzel bir gecede ailemle oturmaktan daha güzel bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا استطيع التفكير بأي شيء افضل من كوني مع عائلتي في ليلة جميلة مع اول وجبة لنا في منزلنا الجديد |
| Tamam, başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | حسناً ، لا أستطيع التفكير بأي شيء آخر |
| Daha çok isteyebileceğim bir şey düşünemiyorum şu anda. | Open Subtitles | لا أستطيع التفكير بأي شيء سيطيّب خاطري |
| Şu anda bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | حالياً لا أستطيع التفكير بأي شيء. |
| Teğmen, yaptığınız ve riske ettiğiniz her şey için ne kadar müteşekkir olduğumu umarım biliyorsunuzdur ama şu anda mozoleyi bulmaktan başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | أيتها الملازم , أأمل أن تعلمى كم أنا ممتنة لكل شيء قمتى بفعله ... وما خاطرتى به لكن الآن لا يمكننى التفكير بأي شيء عدا إيجاد المقبرة |
| Dürüst olmak gerekirse, bu anı daha da lezzetlendirecek başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | بأمانة، لا أستطيع التفكير بأي شيء.. يمكنه أن يجعل هذه اللحظة أكثر لذة.. ! |
| Çalışamıyorum da. Başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أعمل، لا أستطيع التفكير في أي شيء آخر |
| I için minnettar olmak bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | مثل ماذا ؟ لا يمكنني التفكير في أي شيء رائع |
| Boş zamanımı sarhoş, orta yaşlı, boşanmış bir kadınla geçirmekten daha kötü bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | أنا بصراحة لا أستطيع التفكير في أي شيء أسوأ من قضاء وقت فراغي مع في حالة سكر، في منتصف العمر، مطلقة. |
| Senden başka hiç bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني التفكير في شيء سواك. |
| Daha iyi bir şey düşünemiyorum ya da daha iğrenç bir şey. | Open Subtitles | نحصل على بعض السلابيتوري سيتين من مطبخ انجليسا؟ لا أستطيع التفكير في شيء أفضل |
| - Bundan daha peşinde bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أتخيل أي شيء أكثر رثاء من هذا. |
| Anne olmaktan daha muhteşem bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أتخيل شيئاً أفضل من كوني أمّ |
| Peki, eklemek için başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | حسناً ، لا أفكر بأي شيء آخر لأضعه |
| Bazen başka bir şey düşünemiyorum. | Open Subtitles | بعض الأيام أفكر في أي شيء آخر. |