| Karnavalın yapılması beni mutlu eder diyordum ama hâlâ içimde Bir şeyler eksik gibi. | Open Subtitles | سيجعلني سعيدا. و لكن يوجد هناك شيء مفقود. |
| Tamam ama sanki Bir şeyler eksik gibi. Bazı şeyleri değiştirmek istiyorum. | Open Subtitles | هذا جيد، لكني أحس بأن هناك شيء مفقود |
| Çok güzel görünüyorsun, ama Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | تبدين جميلة .. لكن هناك شيء مفقود |
| Evet, ama sanki Bir şeyler eksik gibi. | Open Subtitles | نعم، ولكن أشعر أن هناك شئ مفقود |
| Hevesliyim, yeteneğim var ama Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | أمتلك الوسائل والمهارة... لكن هناك شيئ مفقود |
| Ama artık sanki Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | ولكني اشعر الآن أن هناك شيء ما مفقود |
| Seks buluşmasına ihtiyacın vardı yani Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | -حسناً , انت دعوتني لممارسة الجنس هناك شيء مفقود |
| Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | هناك شيء مفقود. |
| Evet ama hâlâ Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | نعم .. ولكن هناك شيء مفقود |
| Yine de Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | و لكن هناك شيء مفقود |
| - Fiona... Hayatlarımızda Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | هناك شيء مفقود من حيواتنا |
| Bir şeyler eksik kaldı. | Open Subtitles | هناك شيء مفقود |
| Bir şeyler eksik. Benim de Ouli ile aranda geçen kavgadan önce bunun farkında değildim. | Open Subtitles | هناك شئ مفقود ، لا أدري ماذا يكون حتى شاهدتك أنت و (أوليّ) الليلة الماضية |
| Bir şeyler eksik, Elliot. | Open Subtitles | هناك شئ مفقود |
| Çünkü Jon, hepimizin içinde Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | لأنّه، (جون)، هناك شيئ مفقود بداخلنا جميعاً. |
| Ama Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | هناك شيئ مفقود |
| Sanki Bir şeyler eksik. | Open Subtitles | أشعر أن هناك شيء ما مفقود |