| Gel vatandaş. bir dolara hayatının yolculuğunu yaşa. | Open Subtitles | تعالوا أيها الناس جربوا أفضل ركوب في حياتكم بدولار واحد. |
| Onlar, araziyi sadece bir dolara sattılar. | Open Subtitles | إنهم باعوا الأرض بدولار واحد فقط |
| Biliyorsunuz kar amacı gütmezseniz, bir dolara karşılık 50 sent kazanırsınız. | TED | وقال .. عندما تعمل في منظمة غير ربحية فان تحصل على 50 سنتا لكل دولار تقدمه |
| Çıkartmaları bir dolara malzeme yerinden alabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنك الحصول عليها للحصول على الدولار في غرفة العرض. |
| bir dolara, yani bedavaya, Kelp'in Kool Tonik'ini deneyin. | Open Subtitles | حَسناً، لدولارِ واحد , الجزء العاشر لa sawbuck، محاولة Kelp مقوّي Kool. |
| Ayrıca, eğer Afroamerikan bir kadınsanız bir dolara karşılık 63 cent. | TED | وإذا كنتِ امرأة من أصل أفريقي، فتحصلين على 63 سنتاً مقابل دولار. |
| 60 sentle bir dolara kadar ortalama kazanan insanlar görüyorsunuz. | TED | ترى الناس في المتوسط يجنون 60 سنتاً إلى دولار. |
| -Çok yakıştı. -Halka bir dolara. Çok ucuz. | Open Subtitles | أوه ، تبدين جميلة - خلخال بدولار واحد ، رخيص جداً - |
| Kendi evini ona bir dolara sattım tabii bu para değil ama bankayı da... | Open Subtitles | اشتري منزله من نفسه بدولار واحد لايعنيهذاشيئاًولكن بالنسبةاليالبنك... |
| - bir dolara ne dersin? | Open Subtitles | مارأيك بدولار واحد |
| Ben onu bir dolara bile almam. | Open Subtitles | لن أشتري هذا بدولار واحد. |
| Bunu öğle yemeği sırasında insanlar ayıkken yapabiliyorsak O'Brien'ın bir dolara Bira Gecesi'nde neler yapabileceğimizi bir düşün. | Open Subtitles | لو فعلنا هذا القدر والناس متيقظون تخيّل ما سنفعله خارج (أوبراين) في ليلة المشروب بدولار واحد |
| Fakat bir ödül başlatırsanız, bir dolara karşılık 50 kazanırsınız. | TED | ولكن ان وضعت جائزة للمتسابقين فانك تحصل على 50 دولار لكل دولار واحد |
| Ve bu da çok fazla. O da arkasını döndü ve "Enstitü olarak 10 ödül başlatırsanız, bir dolara 500 kazanırsınız" dedi. | TED | وهذا رقم كبير .. ومن ثم استدار وقال لي واذا انشأت منظمة للجوائز ..استطاعت ان تجمع عشر جوائز فسوف تحصل على 500 دولار لكل دولار |
| Yani yatırdığınız her bir dolara 9-10 oranında borç verilir. | TED | هذا يعنى أنه لكل دولار تودعوه يكْون قرض 9 أو 10 . |
| bir dolara 30 sent. | Open Subtitles | ثلاثون سنتاً على الدولار الواحد. |
| - bir dolara 40 sent olmaz mı? | Open Subtitles | أربعون سنتاً على الدولار الواحد؟ |
| bir dolara 50 sent demiştin. | Open Subtitles | -قلت 50 سنتاً على الدولار الواحد . |
| bir dolara, yani bedavaya, Kelp'in Kool Tonik'ini deneyin. | Open Subtitles | حَسناً، لدولارِ واحد , الجزء العاشر لa sawbuck، محاولة Kelp مقوّي Kool. |
| Bir ton şeftali, bir dolara toplanıp taşınıyor. | Open Subtitles | الطن الواحد من الخوخ يتم قطفه و حمله مقابل دولار |
| Bir ton şeftali, bir dolara toplanıp taşınıyor. | Open Subtitles | الطن الواحد من الخوخ يتم قطفه و حمله مقابل دولار |
| İnanılmazsın, bir dolar mı? Sanki bir dolara ihtiyacı var. | Open Subtitles | أنتِ لا تصدقين دولار , كأنها تحتاج إلى دولار |