| Ama bu sadece bir kılıf BND'de ki gerçek işim için. | Open Subtitles | لكن هذا مجرد غطاء لعملي الحقيقي مع جهاز الاستخبارات الألماني |
| Bu işin bir kılıf olduğundan eminim. | Open Subtitles | إنني متأكد بأنَّه مجرد غطاء |
| Bay Bishop'un uyuşturucu işlerini aklamak için bir kılıf. | Open Subtitles | إنها مجرد غطاء لغسيل أرباح بيع مخدرات السيد (بيشوب) |
| Smithsonian'daki işim bir kılıf. | Open Subtitles | آسفة مهمة " سميثسونيان " مجرد غطاء |
| Bir telekomünikasyon şirketi işletmek harika bir kılıf açıkçası. | Open Subtitles | إنه لغطاء جيد أن تُدير تكتل شركات للإتصالات |
| Bir telekomünikasyon şirketi işletmek, harika bir kılıf. | Open Subtitles | إنه لغطاء جيد أن تُدير تكتل شركات للإتصالات |
| Senin için bu ajans sadece bir kılıf. | Open Subtitles | بالنسبة لك... هذه الوكالة مجرد غطاء |
| Bay Bishop'un uyuşturucu işlerini aklamak için bir kılıf. | Open Subtitles | إنها مجرد غطاء لغسيل أرباح بيع مخدرات السيد (بيشوب) |