| Kötü bir teklifti ve sen de bunu kabul etmeyecek kadar akıllısın. | Open Subtitles | كان عرضاً سيئاً و كنت ذكياً في عدم قبوله |
| Belki de başından beri hileli bir teklifti. | Open Subtitles | أم إن كان عرضاً مخادعاً منذ البداية |
| İnan bana, reddedilmeyecek kadar iyi bir teklifti. | Open Subtitles | صدقينى ، لقد كان عرضاً يصعب علىَّ رفضه |
| Teşekkür ederim. Bu çok çekici bir teklifti. | Open Subtitles | ,حسناً, أقدر ذلك إنه عرض مغري فعلاً |
| Iyi bir teklifti, ve oda kabul etti. | Open Subtitles | إنه عرض جيّد وقبل به |
| Hayır, çok zarif bir teklifti Bay Gralton. | Open Subtitles | إنه عرض كريم جريلتون |
| Aldığım tekliflerle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir teklifti. | Open Subtitles | لقد كان عرضًا مغايرًا للعروض الذي قد تلقيتها طوال حياتي |
| Gayet iyi bir teklifti Alexandra. | Open Subtitles | (لقد كان عرضًا جيدًا يا (أليكساندرا |
| Yok yok, içi tamamen boş bir teklifti. | Open Subtitles | ...لا، لا، لقد كان عرضاً فارغاً تماماً و |
| Oldukça cömert bir teklifti. | Open Subtitles | . وقد كان عرضاً كريماً بحقّ |
| - Elbette. Sağlam bir teklifti. | Open Subtitles | -بالطبع، لقد كان عرضاً مغرياً |
| Adil bir teklifti. | Open Subtitles | إنه عرض مُنصف |
| - Sadece bir teklifti. | Open Subtitles | إنه عرض وحسب |