| D'lerimizi hak etmek için uzun saatler çalışan hepimizin yüzüne bir tokat gibi. | Open Subtitles | إنها صفعة في الوجه لكل شخص يذاكر بشدة لساعات طويلة للحصول على المقبول |
| Bu atılmış bir tokat gibi. Yani bu sana destek olamadığımı düşünüyormuşsun gibi. | Open Subtitles | لكنها صفعة على الوجه، أعنى الأمر أشبه وكأنكِ تظنين أنى لا أدعمكِ مالياً |
| Düşünüyordum da yüzüme gelen bu yumruk bir tokat gibi oldu. | Open Subtitles | كنت أفكر تلك اللكمة في الوجه، كانت صفعة حقيقية في الوجه |
| Bir terapist olarak sizce ona bir tokat atmam verimli olur mu acaba? | Open Subtitles | كمعالجة نفسية هل من المثمر أن أصفعه الآن ؟ |
| Kabir lütfen ona bir tokat atmamı söyle. | Open Subtitles | ألم تطلب منِّي ذلك؟ ...(كبير) أطلب منِّي أن أصفعه |
| Benim için iyi bir tokat sallarsın değil mi? | Open Subtitles | اصفعها جيدا من أجلي، اتفقنا؟ |
| küçük bir tokat, iyi. | Open Subtitles | نعم ، اصفعها ، انها جميلة |
| Bazen senin ağzına iyi bir tokat gerektiğini düşünüyorum. | Open Subtitles | أحيانا أعتقد أن كل ما تحتاجه هو مجرد صفعة جيدة على فمك |
| Gördüğüm tek şey, büyük ıslak bir tokat! | Open Subtitles | ما أراه هو صفعة ثلجيّة عملاقة على الوجه. |
| Votka hendeği de görmüyorum. Gördüğüm tek şey, büyük ıslak bir tokat! | Open Subtitles | ما أراه هو صفعة ثلجيّة عملاقة على الوجه. |
| Sana öyle bir tokat atacağım ki, aklın başına gelecek! | Open Subtitles | سوف أصفعك صفعة واحدة تخفي بعدها أمور الأفلام |
| Ben de onun sağına sıkı bir tokat atacağım | Open Subtitles | الآن سوف لتر يعطيه صفعة مشددة على يمينه واحد. |
| Yani bir tokat hakki kalmisti. | Open Subtitles | مما يعني أنه لم يتبقى له سوى صفعة واحدة فقط |
| bir tokat asıl gücünü, ardındaki öfkeden alır. | Open Subtitles | القوة الحقيقية لأيّ صفعة تأتي من الغضب التي يسببها |
| Tahrip edici bir tokat için birçok kişinin öfkesini toplamalısın. | Open Subtitles | لذا من أجل صفعة حقيقة مدمرة يجب أن تجمع و تحصد غضب العديد |
| Kurt adam ısırığını bırakın suratına bir tokat atsam ölecek gibi duruyor bu. | Open Subtitles | لايبدو عليه أنه سينجو من صفعة على وجهه، فما بالكم بعضة مذئوب. |