| Bu bir vakit kaybı. Bu aygıtlardan da elimizde fazla yok zaten. | Open Subtitles | ، يالها من مضيعة للوقت . لا يمكننا حقيقة تحمل هذا الجهاز |
| Bunun ne gereksiz bir vakit kaybı olduğunu önemsemeyen altı yaşında bir çocuğun bile kolunu camdan çıkarıp bugün havanın nasıl olacağını bilebileceğinden rahatsız olmayacak biri. | Open Subtitles | ...شخصاً ما يرتاح مع ياله من مضيعة للوقت هذا الأمر, شخصا غير محيط بتلك الحقيقة التي تقول |
| Bu şey tam bir vakit kaybı. | Open Subtitles | هذا الشيءِ يَذْهبُ لِكي يَكُونَ مَضيَعَة للوقتِ. |
| Sana söylüyorum, bu tam bir vakit kaybı. | Open Subtitles | أُخبرُك، هو مَضيَعَة للوقتِ. |
| Yapacak milyon tane işi var ve sete gelmenin tam bir vakit kaybı olduğunu düşünüyor ve ben de şu anda ne demek istediğini anlıyorum. | Open Subtitles | لديه الكثير من الأشياء لفعلها ويظن بأنّ التصوير مضيعةٌ للوقت وبدأت أرى مقصده |
| Evet, Dale. Ona gelmeyeceğim. Tam bir vakit kaybı. | Open Subtitles | أجل، لن أحضره فهو مضيعةٌ للوقت |
| Koca bir vakit kaybı. | Open Subtitles | يا لها من مضيعة للوقت. |
| Tam bir vakit kaybı. | Open Subtitles | يا لها من مضيعة للوقت |