| Diktatörlerin bizi korkutmak için kullandığı o cezalar istediğimizi almak konusunda bize engel olmamalı. | TED | والعقوبات التي يضعها الديكتاتوريون لإخافتنا يجب ألا تمنعنا من أن نصل للذي نريده. |
| Tamam, sence bunu komik olduğunu düşündükleri için mi yoksa bizi korkutmak için mi yapıyorlar? | Open Subtitles | حسناً، هل يفعلون ذلك لأنه يبدو أمر ممتع أو يفعلونه لإخافتنا فحسب؟ |
| Bazen yaşlılar, bizi korkutmak için iblis masalları anlatırdı. | Open Subtitles | الناس القدامى كانوا دائما ما يقصون .. قصصا ً .. عن جبال من شياطين لإخافتنا ، و لكن |
| Yoldan çıkmamız için bizi korkutmak istiyorlar. Daha önce de böyle şeylerle uğraşmıştık. | Open Subtitles | إنّه يحاول إخافتنا لنحِد عن الطريق، ولقد تعاملنا مع أشياء من هذا القبيل قبلاً. |
| Dün gece karşılaştığımız hırsızlar bizi korkutmak istiyor. | Open Subtitles | أولئك اللصوص الذين إعترضونا ليلة أمس يريدون إخافتنا |
| Hayır, yalnızca bizi korkutmak için havaya ateş açtı biz de kaçtık. | Open Subtitles | لا.لقد اطلق النار في الهواء ليخيفنا ولهذا هربنا شكرا يمكنكم الذهاب |
| Yani bu şeyler sadece bizi korkutmak için. | Open Subtitles | اذاً هذه الأشياء هنا لكي تخيفنا فحسب. |
| bizi korkutmak için etrafı dağıttığınızı sandık. | Open Subtitles | كنا نظن أنه أنتم، تعبثون، ساعين لإخافتنا |
| En azından onun da alt tarafı insan olduğunu ve bizi korkutmak için öyle şeyleri uydurduğunu anlayana dek. | Open Subtitles | على الأقل حتى أدركنا أنه كان فقط إنسان وهو إختلق هذه الأشياء من هذا القبيل فقط لإخافتنا |
| bizi korkutmak için kullanabileceği her şeyden uzak duracağız. | Open Subtitles | نتجنب أي مكان يمكنه استعماله لإخافتنا |
| Belki de bizi korkutmak için bir kayıttır. | Open Subtitles | من المحتمل أنه شريط قد وضعوه لإخافتنا |
| Ayrıca bizi korkutmak için silahlı adamlar yollaması da cabası. | Open Subtitles | وهذا بعدما أرسل اللصوص لإخافتنا |
| Yani sence Carolina'nın söyledikleri bizi korkutmak için filan mı? | Open Subtitles | ماكانت تقوله فقط كان لإخافتنا ؟ |
| Ama bu tamamen yalan da olabilir, değil mi? bizi korkutmak için. | Open Subtitles | أجل ، لكن قد تكون هذه ترهات لإخافتنا |
| Onu sadece bizi korkutmak için söylüyor. | Open Subtitles | إنها تقول ذلك فقط لإخافتنا |
| Her şey, odalar, Lucy'nin notu, hatta resepsiyondaki resimler bile bizi korkutmak için konmuş. | Open Subtitles | كل شيء .. الغرف، رسالة (لوسي)، حتى الغرفة في مكتب الاستقبال وُضعوا هناك لإخافتنا |
| - Sadece bizi korkutmak istediler. | Open Subtitles | -إنه لا يُريدون قتلنا, و لكِن يُريدون إخافتنا |
| Bak, Zo, ...pislik ev sahibi bizi korkutmak istiyor. | Open Subtitles | هذا يبدو أنه شخص أحمق يريد إخافتنا |
| bizi korkutmak ve küçük düşürmek için mi? | Open Subtitles | هل الهدف منه إخافتنا والسخرية منا؟ |
| Yamyamların unut. bizi korkutmak için uydurmuştur. | Open Subtitles | إنس أمرهم لقد قال ذلك ليخيفنا |
| Onları bizi korkutmak için elinde tutuyor. | Open Subtitles | إنه فقط يحتفظ بهم ليخيفنا |
| Tek amacı bizi korkutmak. | Open Subtitles | انها فقط تعني ان تخيفنا |
| bizi korkutmak istiyor. | Open Subtitles | لأنّها تريد أن تخيفنا |