| Neyse, bizim kaçmamız lazım. Kendine iyi bak. Bol şans. | Open Subtitles | حسناً يا رجل, يجب علينا أن نذهب, تمهل حظاً موفقاً |
| - Bol şans. - Babam bu gece biraz tuhaf. | Open Subtitles | ـ حظاً موفقاً ـ والدي متفائل بشكل غير عادي اليوم |
| Bol şans. Bitiş çizgisinde görüşürüz. | Open Subtitles | حظاً سعيداً يارجل، أراك عند خط النهاية, حسناً |
| Bol şans. Otwani ile arkadaş olduğunuzu biliyorum ama-- | Open Subtitles | حظا سعيدا أنا أعرف أنك صديق لعطواني لكنه 000 |
| Yeni stajyer arasak iyi olacak. Bol şans! | Open Subtitles | .من الافضل ان يكون مهتم بالمتدربين الجدد حظاً طيباً |
| Başkalarının düşündüğünü bilemem ama ben "Bol şans, Tanrı seni kutsasın." diyorum. | Open Subtitles | لا اعرف ماذا يعتقد الاخرين لكن اقول حظ سعيد وبارك الله بول |
| Ölümsüz bir adamı öldürmede Bol şans o zaman. | Open Subtitles | حظ موفق في محاولة قتل رجل لا يمكنه أن يموت |
| Bol şans, hanımlar. Devam edin. | Open Subtitles | حظاً موفقاً يا آنسات , هيا تحركوا دعونا نذهب |
| Gitmem lazım. Bol şans. Tallyho! Ahbap, saatte otuz beş mille gidiyordu. | Open Subtitles | علي أن أذهب حظاً موفقاً كانت تسير بسرعة 35 ميلاً في الساعة تقريباً |
| Bol şans, çünkü nasıl sonuçlandığını biliyorsun. | Open Subtitles | حظاً موفقاً , لأنكِ تعرفين كيف سينتهي هذا |
| Slate ve Şirketi lehine, hepinize Bol şans diliyorum. | Open Subtitles | بالنيابة عن سليت والشركة أريد أن أتمنى لكم جميعاً حظاً سعيداً للغاية |
| Size boktan kulüp evinizin inşaatında Bol şans, gerzekler. | Open Subtitles | ــ حظاً سعيداً في بناء ناديك الرديئ ــ حقير بدين |
| Bol şans, ve fırsatın olursa beni ara. | Open Subtitles | يجب أن أذهب , حظا سعيدا إتصل بي إذا حظيت بفرصة |
| Evine dönmende Bol şans Yvaine. Evin her nerdeyse. | Open Subtitles | حظا سعيدا في عودتك للوطن يا يفين أيا كان مكانه |
| Bol şans, bayanlar. | Open Subtitles | حظاً طيباً , يا آنسات اريد ان المس التاج , للحظ |
| Ona Bol şans ama benim gecelere akmam lazım. | Open Subtitles | وأنني أتمنى لها حظاً طيباً لكن عليّ المضي قدماً بحياتي |
| Bol şans orda, Tuna. Üstüme gel ve seni anında ezeyim. | Open Subtitles | حظ سعيد هناك , يا سمك التونة أعبرني وأنا سوف أدمرك |
| Bol şans, çocuklar. İhtiyacınız olacak! | Open Subtitles | حظ موفق يا اولاد ستكونون بحاجة له |
| Sahte reçete yazacak diş hekimi ararken Bol şans. | Open Subtitles | حظًا موفقًا في العثور على طبيب أسنان سيسمح بكاتبة روشتة مزوّرة |
| - Kesirli sayılarda Bol şans. - İşte eğlenceler. | Open Subtitles | حظّ سعيد مع الأجزاء وقتاً ممتعا في العمل |
| Ayrıca test ettiğimiz 120 kırmızı snapper balığı örneğinde sadece yedide birinin gerçek kırmızı snapper balığıydı, Bu yüzden kırmızı snapper bulmada Bol şans. | TED | وسمك الحمرة، اختبرنا منها 120 عينة، سبع منها فقط كانت سمك حمرة حمراء حقيقية، لذا حظا طيبا إن كنت تريد أن تأكل سمك الحمرة. |
| Gelecek sefere Bol şans, ama benimle değil. | Open Subtitles | حظ طيب فى المرة القادمة ولكن ليس معى طبعاً |
| Şehirde bulmanda Bol şans. | Open Subtitles | حظاً موفق بعثورك على واحد بهذه البلدة. |
| Sana KCD ile Bol şans Albert. | Open Subtitles | الحظّ السعيد مَع سي إس بي، ألبرت. |
| - Hadi hoşçakal evlat, Bol şans. | Open Subtitles | لقد انقذت حياتى حسنا اراك فيما بعد . و حظا موفقا |
| Peki! Deliliğe doğru ağır yolculuğunda Bol şans. Biz şimdi gidiyoruz. | Open Subtitles | حسنا، بالتوفيق في الانحدار البطيء نحو الجنون علينا الذهاب الآن |
| Aslında "bayım" derken "salak"... "Bol şans" derken de "canın cehenneme" demek isterler. | Open Subtitles | سيدى تعنى المال, وحظ سعيد تعنى عليكَ اللعنة |