| Bir hafta sonra, Bu sohbeti hiç yapmamış olacağız. | Open Subtitles | في الإسبوع القادم، نحن حتى لن نكون اجرينا هذه المحادثة. |
| Cevabımın hangi kısmının Bu sohbeti hızlı bir sonuca götürdüğünü söyleyebilir misin? | Open Subtitles | أي رد من جهتي يمكنه أن يحوّل هذه المحادثة إلى استنتاج سريع ؟ |
| Seninle Bu sohbeti yapmak için çok uzun zaman bekledim, ahbap. | Open Subtitles | انتظرتُ طويلًا خوض هذه المحادثة معكَ يا صاح. |
| Bu sohbeti, senin eşsiz biri olduğunu söyleyerek bitireyim. | Open Subtitles | حسنا, دعني أنهي هذا الحوار بقولي أنّك شخص فريد من نوعه |
| Eğer beni yakalasalardı Bu sohbeti yapamıyor olacaktık. | Open Subtitles | لو أمسكوا بي وقتها لما كنا لنجري هذا الحوار |
| Beyler, Bu sohbeti ofiste bir şişe Merlot'la beraber yapsak olmaz mı? | Open Subtitles | يا رفاق، أيمكننا أن نُجري هذه المُحادثة عندما نعود إلى المكتب ونحن نحتسي النبيذ؟ |
| Bu sohbeti yanlız yapabildiğimize sevindim. | Open Subtitles | أنا سعيد جداً بأننا تمكنا من إجراء هذه المحادثة القصيرة لوحدنا |
| Bu sohbeti sonra yapabilir miyiz lütfen? | Open Subtitles | أيمكننا إرجاء هذه المحادثة لوقتٍ آخر رجاءً؟ |
| Bu sohbeti sonra yapabilir miyiz lütfen? | Open Subtitles | أيمكننا إرجاء هذه المحادثة لوقتٍ آخر رجاءً؟ |
| Belki de Madam, ailemin olduğu kadar uzun süre halkın gözü önünde ve alaya alınmaya müsait olduğunuzda Bu sohbeti yeniden düşünürsünüz. | Open Subtitles | عندما كنتِ تحت عيون العامة ومتاحة للسخرية بقدر ما تعرضت له عائلتي، سوف تفكرين مجدداً بشأن هذه المحادثة. |
| 22 numaralı odadayım. Bu sohbeti tamamlamak isterdim. | Open Subtitles | أنا في غرفة 22 أحب أن أنهي هذه المحادثة |
| Hayır, Bu sohbeti mahvettim. | Open Subtitles | لا, لقد دمرت وأحرقت هذه المحادثة |
| Bu sohbeti yüz yüze yapalım. | Open Subtitles | دعينا نكمل هذه المحادثة شخصياً |
| Eğer beni yakalasalardı Bu sohbeti yapamıyor olacaktık. | Open Subtitles | لو أمسكوا بي وقتها لما كنا لنجري هذا الحوار |
| Bu sohbeti yaptığımıza inanamıyorum. | Open Subtitles | أنا بالكاد يمكنني أن أصدق بأننا نُجري هذا الحوار |
| Bu sohbeti bugün yapmazsak, yarın ya da ertesi gün yapacağız. | Open Subtitles | إن لم نكمل هذا الحوار اليوم فسنفعله غداً أو ما بعد غد |
| - Bu sohbeti daha sonra tamamlayalım. | Open Subtitles | دعونا نكمل هذا الحوار فيما بعد |
| Eminim bir sonraki taslakta Bu sohbeti de okurum. | Open Subtitles | أنا متأكده من أني سأقرأ هذه المُحادثة في المسودة القادمة |
| - Bu sohbeti aslında yapmıyoruz, değil mi? | Open Subtitles | لن نخوض في هذا الحديث لا. |
| Bu sohbeti Amerika Birleşik Devletleri bağlamında ele alacağım ancak bu tartışma eşitsizliğin artmakta olduğu her ülke için geçerlidir. | TED | سوف أضع إطارًا لهذه المحادثة فى سياق الولايات المتحدة لكن هذه المناقشة تنطبق عمليا على أي بلد لمواجهة عدم المساواة |
| O senin paran. Annene de ki... Bu sohbeti herkesin önünde yapmasak olur mu? | Open Subtitles | أخبري أمّكِ ـ حسناً ،أيمكننا أن لا نحضى بهذه المحادثة أمام الجميع |