| buz üstünde biraz biram var ve buz üstünde spor var. | Open Subtitles | لديَّ بعض الجعة في الجليد، وبعض الرّياضات التي تلعب على الجليد. |
| Olma mı? Saçımın buz üstünde Orion kuşağı gibi parlamasını sağlıyor. | Open Subtitles | اراهن على مؤخرتك انه يعمل يجعل شعري يلمع مثل الشمس على الجليد |
| Her oyun, buz üstünde kalma sürem giderek kısalıyordu. | Open Subtitles | في كل مباراة كنت أقضي وقتا أقل و أقل على الجليد |
| Kim buz üstünde en sıkı hareketlere ve buz gibi hareketlere sahip? Dur! Hayır! | Open Subtitles | من لديه الحركات على الثلج ولأغنية أيس، أيس، بيبي؟ |
| Gösteri salonunda ne oynuyor? "buz üstünde Çıplak Efsaneler". | Open Subtitles | الأن ، ما اللاعب في صالة عرضك ؟ أساطير عارية على الثلج ، رائع. |
| Ekip altı ay boyunca, günde 65 kilometre kadar giderek buz üstünde dolaşacak. | Open Subtitles | يُسافر الفريق فوق الجليد ستة شهور مغطياً مسافة 65 كيلومترٍ في اليوم |
| Ama Kutup Ayıları buz üstünde yaşamak için yaratılmıştır, karada değil. | Open Subtitles | لكن الدببة القطبية خلقت لتعيش على الجليد ، وليس اليابسة |
| buz üstünde fok avlaması gereken süre daha da kısa olabilir. | Open Subtitles | الوقت المتاح لتعقب الفقمات على الجليد ربما يصبح أقصر |
| buz üstünde kızmış kazan, dönen tekerlekler. | Open Subtitles | المرجل الساخن على الجليد والعجلات التي تدور. |
| O zaman şeni hayatının sonuna dek buz üstünde tutacağım. | Open Subtitles | في تلك الحالة، سأبقيك على الجليد طيلة حياتك |
| buz üstünde nasıl kayıldığını hatırlamaya benziyor. | Open Subtitles | أعني , سيكون مثل محاولة تذكّر التزلّج على الجليد |
| Ve yapmaları gereken şey tüm balonu, -- kumaşı, paraşütü ve herşeyiyle -- buz üstünde inşâ etmek ve sonra da helyum gazıyla şişirmek. | TED | وما يتعين عليهم القيام به هو تجميع البالون بالكامل -- النسيج والمظلة وكل شيء -- على الجليد ونفخه بعد ذلك بالهيليوم. |
| İNCE buz üstünde | Open Subtitles | الحلقة السابعة: على الجليد الواهن |
| İnce topuklarla buz üstünde cinayet de işliyorlardır o zaman. | Open Subtitles | يجب أن يكون الخناجر القتل على الجليد. |
| Ona buz üstünde kur yapmam. | Open Subtitles | لن أغازلها على الجليد |
| buz üstünde boks yapmak gibi. | Open Subtitles | انها كالملاكمة على الجليد |
| Altı insanın buz üstünde iki haftalık gereksinimleri için gerekli olan şeyler bunlar. | Open Subtitles | هذا الذي تحتاج لاخذهِ ستة أشخاص على الثلج لاسبوعان |
| İnce buz üstünde dans ediyorsun. | Open Subtitles | أنت تتزلج على الثلج الخفيف |
| buz üstünde boks sanki! | Open Subtitles | إنها الملاكمة لكن على الثلج |