| Sen beni Kuzey Kore'ye sok, ben de senin için onu halledeyim. | Open Subtitles | انت ستوصلنى الى كوريا الشمالية وانا سأتولى امره من اجلك |
| Eğer bunun bir anlamı varsa, bazen ben de senin için bunu diliyorum. | Open Subtitles | , إن كانت تعني شيئاً أحياناً كنت أتمنى هذا لك أيضاً |
| Kendi milyonerini bul, bir tane de senin için yapayım. | Open Subtitles | اصبحي مليونيرة و سأعدّ واحداً لكِ أيضاً |
| Sen bana her konuda destek oluyorsun ben de senin için aynısını yapmak istiyorum. | Open Subtitles | الأمر فقط هو أنك كنت دائماً تدعمني أريد فعل نفس الشيء لك |
| Bende de senin için birşeyler var. | Open Subtitles | لدي شيء لك ايضا |
| Her zaman benim için buradaydın ve ben de senin için burada olacağım tekrar. | Open Subtitles | لقد كنتِ هناك لأجلي مراراً وتكراراً سأكون هنا لأجلكِ |
| Benim için bir şey yaparsan ben de senin için bir şey yapabilirim. | Open Subtitles | و إذا فعلت شيء من أجلي، أعتقد أن بإمكاني فعل شيء من أجلكِ |
| Sen benim hakkımda güzel şeyler yaz, ben de senin için harika bir tavsiye yazayım. | Open Subtitles | انت تكتب اشياء جيدة عنّي وسوف اقوم بكتابة توصية جيدة من اجلك |
| Ben de senin için bunu yapmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | . وهذا ما أحاول القيام به من اجلك. |
| Sen bana on papel ver, ben de senin için o parmağı güzelce buzun içine koyayım." dedim. | Open Subtitles | "سوف تعطيني عشرة دولارات " "وسوف اضعه في الثلج من اجلك " |
| Bende de senin için birşey var. | Open Subtitles | .يا، تعرف ماذا؟ لدي شيء لك أيضاً |
| Bende de senin için birşey var. | Open Subtitles | .يا، تعرف ماذا؟ لدي شيء لك أيضاً |
| Teşekkürler, benim de senin için bir sürprizim var. | Open Subtitles | شكراً لك. أحمل مفاجأة صغيرة لك أيضاً |
| Kendi milyonerini bul, bir tane de senin için yapayım. | Open Subtitles | اصبحي مليونيرة و سأعدّ واحداً لكِ أيضاً |
| Ben de senin için bir şey aldım. | Open Subtitles | لديّ شيءٌ لكِ أيضاً |
| Ben de senin için bir şey yaptım. | Open Subtitles | .لديّ شيءٌ لكِ أيضاً |
| Gerektiği takdirde ben de senin için aynısını yaparım. | Open Subtitles | أنك ستعتني بإليزابيث والحقل وسأفعل نفس الشيء لك لو كان الأمر ضروري |
| Keşke ben de senin için aynısını söyleyebilsem. | Open Subtitles | ليت بإمكاني أن أقول نفس الشيء لك |
| Keşke aynısını ben de senin için söyleyebilsem. | Open Subtitles | أتمنى لو كان باستطاعتي قول نفس الشيء لك |
| Ben de senin için bunu istiyorum. | Open Subtitles | انا اريد ذلك لك ايضا |
| Bende de senin için bir şey var. | Open Subtitles | حسنا لدي شي لك ايضا |
| Jay de senin için rahatını bozuyor ama. | Open Subtitles | "حسناً، الامر ليس كأن "جاي لا يفعل ما هو غير معتاد عليهِ لأجلكِ |
| Ben ne kız kardeşin, ne babam ne de senin için yaşıyorum. | Open Subtitles | لن أعيش من أجل الموتى بعد الان يا ماما ليس من أجل أختكِ ولا من أجل أبى وليس حتى من أجلكِ |
| "Yine de senin için aradım." | Open Subtitles | أنا أبحث فقط عنكِ |