| Başlıca besin kaynakları azaldıkça hasat, okyanusların daha da derinlerine iniyor ve daha fazla protein kaynağı getiriyor. | TED | لأن مصادر الغذاء الأساسية نضبت، الصيد الجائر يذهب في أعماق المحيطات ويجلب المزيد من مثل مصادر البروتين هذه. |
| Tıpkı bir geyik gibi. Korktuklarında ormanın derinlerine kaçarlar. | Open Subtitles | مثل ذلك الأيل الذي يشعر بالخوف .ويركض في أعماق الغابة |
| Bu işin derinlerine ineceğim, bir kere ve her şey için. | Open Subtitles | سأصل إلى أعماق هذا الهدف، من أجلنا جميعاً |
| Dağın derinlerine kurulmuş olan bu kale şehrin güzelliği efsaneviydi. | Open Subtitles | شُيِّدَت في أعماق الجبل نفسه جَمَال هذه المدينة أسطورة |
| Aşağıdaki mikropla kaplı tuvaletlerde, ruhunun derinlerine inemezsin. | Open Subtitles | لايمكنك أن تتعمّق في نفسيّتك في هذه المراحيض المليئة بالجراثيم |
| Yüzeydeki seviyeler doğal yoldan azalınca yaratıklar okyanusun derinlerine uyum sağladı. | Open Subtitles | وبينما ضعفت المستويات الإشعاعية على سطح الكوكب بشكل طبيعي هذه المخلوقات تأقلمت على العيش في أعماق المحيطات |
| Tıpkı bir geyik gibi. Korktuklarında ormanın derinlerine kaçarlar. | Open Subtitles | مثل ذلك الذي يشعر بالخوف ويركض في أعماق الغابة. |
| Tıpkı bir geyik gibi. Korktuklarında ormanın derinlerine kaçarlar. | Open Subtitles | مثل الظباء، فعندما تخاف تهرع إلى أعماق الغابة |
| Ak gezenleri bulmak için Kuzey'in derinlerine bir keşif grubu götürdüm. | Open Subtitles | لقد قٌدت حزب حراسة في أعماق الشمال لأجد الموتى البيض |
| Tanınmış canavarlar, grafik şiddet, sarsıcı şoklardan ziyade "Lovecraftvari" korkunun dehşeti açıkça betimlenmeyende yatar. Hayal gücümüzün karanlık derinlerine bırakılır. | TED | عوضاً عن الوحوش المعروفة، والعنف الجرافيكي والصدمات المروعة، فظاعة الرعب الكوني لا توضع في وصف ما لم يتم تصويره مباشرة لكنها تبقى في أعماق الظلام في خيالنا. |
| Kalbinizi ferah tutun. Ruhunuzun derinlerine bakın. | Open Subtitles | لتربطوا على قلوبكم، ولتنظروا إلى أعماق أرواحكم! |
| Ormanın derinlerine gitmemiz gerek. | Open Subtitles | علينا التوغل في أعماق الغابة. |
| Çok derinlerine. | Open Subtitles | داخل أعماق أعماقك. |
| Paramı Roxxon Şirketinin derinlerine doğru yatırmış durumdayım. | Open Subtitles | أموالي ترجع إلى أعماق إستثمارات مع مؤسسة (روكسون) |
| O dağların derinlerine girdikçe haritalar daha da rastgele yapılmış oluyor. | Open Subtitles | كلّما تتعمّق في هذه الجبال تصبح الخرائط أكثر إعتباطية |