| dikenlerin üzerinde çıplak ayakla yürümeyi öğrenmem yıllarımı aldı. | Open Subtitles | احتجت سنين طويلة لأتعلم السير حافياً على الأشواك |
| Fakat bundan böyle dikenlerin arasındaki gülü keşfetmiş oldum. | Open Subtitles | ولكن بين الفينة والأخرى يكتشف واحد منا زهرة بين الأشواك. |
| Artık dikenlerin onun kaderi olduğunu öğrenmeli. | Open Subtitles | تَحتاجُ لتَعَلّم كيف تتعامل مع الأشواك |
| Bunlar, İsa'nın tacını süsleyen dikenlerin ta kendisi. | Open Subtitles | تلك الأشواك التي زَيّنت تاج المسيح |
| Hayır, bir kere dikenlerin üstüne düştüm. | Open Subtitles | كلا، وقعت على بعض الأشواك أحيانًا |
| O zaman neden tüm bu dikenlerin üstünde cesetler asılı? | Open Subtitles | لما هُناك جُثث مُعلقة .على هذه الأشواك |