| Bir kızın dikkatini çekmek için bir dolu ilaç içtim. | Open Subtitles | ابتعلت الكثير من الحبوب لأجذب انتباه امرأة، هل تصدق ذلك؟ |
| İnsanların dikkatini çekmek için becerebildiğimiz kadar çok ses çıkarmalıyız. | Open Subtitles | لنجذب إنتباه الناس |
| dikkatini çekmek için parti düzenlemedim ve sana takılmak için de senden uzaklaşmıyorum. | Open Subtitles | لم أفسد الحفل لأجذب إنتباهك ولست أتتبعك لصداقتك |
| Kocanızın dikkatini çekmek zor olmalı? | Open Subtitles | لابد أنه من الشاق جذب إنتباه زوجكِ |
| Bir şeye dikkatini çekmek zorundayım, Roger. | Open Subtitles | "يجب أن أوضح لك شىء واحد "روجر |
| Sanırım dikkatini çekmek içindi bu | Open Subtitles | أمور علي فعلها لجذب انتباهك |
| Bir erkeğin dikkatini çekmek için bir yol hep vardır değil mi? | Open Subtitles | الآن، هناك طريقة للفت إنتباه رجلِ , أليس كذلك؟ |
| Havuzda dikkatini çekmek için rol yapıyordum. | Open Subtitles | كنت أتظاهر في حوض السباحة لأحصل على إنتباهك |
| Şimdi tek yapmam gereken dikkatini çekmek. | Open Subtitles | الآن كل مايجب علي فعله هو الحصول على أنتباهه |
| dikkatini çekmek için bu adamların ne yapması gerek yani? | Open Subtitles | ماذا على أولئك الشباب أن يفعلوا ليحظوا بانتباهك ؟ |
| Doğduktan sonra, ebeveynlerimizin dikkatini çekmek için her şeyi yaparız, en güçlü yönlerimizi belirleyip bu yönleri vahşice sergileriz. | TED | بعد خروجنا لهذه الحياة، نفعل ما يمكننا لجذب انتباه ابائنا، نحدد أقوى نقاطنا ونسوقها بقوة. |
| Ve tabi ki bilim peynir ve çikolata daha iyi kararlar vermenize yardımcı olur dediğinde, tabi ki bunu insanların dikkatini çekmek için yapmaktadır. | TED | و طبعا عندما يقول العلم ان الجبن و الشوكولاته يمكن ان تجعلنا نتخذ قرارات صائبة، اذاً سوف يستدعي هذا انتباه الناس |
| Çoğu zaman, pahalı bir okuldan mezun olduysanız bu insanların dikkatini çekmek daha kolaydır. | TED | وغالباً يكون من السهل أن تلفت انتباه هؤلاء الناس فيما لو كنت متخرجاً في كلية باهظة التكاليف. |
| dikkatini çekmek için bir şey yapmalıydım. | Open Subtitles | كان يجب علي أن أفعل شيئا لأجذب إنتباهك |
| dikkatini çekmek zorundaydım! | Open Subtitles | كتبتها لأجذب إنتباهك |
| Çok, biz gerçekten bu şey dikkatini çekmek istiyoruz. | Open Subtitles | الكثير، نرغب في جذب إنتباه هذا الشيء |
| O zaman niye şimdi Pascal'ın dikkatini çekmek istiyor? | Open Subtitles | إذاً مالذي يريده الآن من خلال جذب إنتباه (باسكال)؟ |
| Bir konuda dikkatini çekmek isterim. | Open Subtitles | "يجب أن أوضح لك شىء واحد "روجر |
| Bir şeye dikkatini çekmek zorundayım, Roger. | Open Subtitles | "يجب أن أوضح لك شىء واحد "روجر |
| O iğnelemeleri dikkatini çekmek için yapıyorum. | Open Subtitles | -النخزات لجذب انتباهك فحسب . |
| Erkeklerin dikkatini çekmek için daha iyi sözler var. | Open Subtitles | . و أنت؟ الآن، هناك طريقة للفت إنتباه رجل , أليس كذلك؟ |
| dikkatini çekmek için o kadar kanımı dökmekten çekinmediysem tahmin et senin ne kadar kanını akıtabilirim. | Open Subtitles | لو إحتجت أن أخر هذا المقدار من دمي لكي أحصل على إنتباهك تخيلي كم مقدار من دمك، مستعد لأخرّ |
| dikkatini çekmek için... | Open Subtitles | .. لغرض جلب أنتباهه |