| Her ağaç, her ot sapı, her balık, her böcek ve hatta dizimdeki her cilt parçası, vücudumdaki her hücre, ökaryotik hücre. | Open Subtitles | في كل عُشبة و كل سمكة و كل حشرة و حتى في كل جزء من بشرة ركبتي و كل خلية في جسدي |
| Nick, Nick eğer dizimdeki sorun olmasaydı sizinle geleceğimi biliyorsun. | Open Subtitles | نيك، نيك، أتعرف؟ أتعرف، كنت لأذهب معكم ... لولا ركبتي |
| Aslında, dizimdeki ön çapraz bağlar yırtıldı. İyi denemeydi. | Open Subtitles | في الحقيقة لقد مزّقت رباط ركبتي الصليبي لكنها محاولة جيدة |
| Ama dizimdeki ısırık izi iyileştiğinde geriye hiçbir kanıt kalmayacak. | Open Subtitles | هناكـ علامة لدغه على ركبتي تتداعى للشفاء |
| "Alabama'dan geldim, dizimdeki takma bacakla birlikte." | Open Subtitles | " لقد قدمت من الباما معي البانجو على ركبتي " |
| Ama dizimdeki acıyı o arkadaşa aktardığında... | Open Subtitles | لكن حين نقلت ألم ركبتي إلى ذلك المُطارد |
| Hadi dizimdeki bu yara kabuklarını soyalım. | Open Subtitles | دعنا نزيل قشور الجروح تلك عن ركبتي |
| # dizimdeki banjoyla | Open Subtitles | *مع "بانجو" على ركبتي* |