| Dolaylı olanın dolaysız olan kadar dolaysız olmayacağını düşünüyor. | Open Subtitles | فى الحقيقة انها تعتقد أن غير المباشر لن يكون مباشراً كالمباشر |
| Zor bir istek, Jack. Bu yüzden olabildiğince dolaysız söyleyeceğim. | Open Subtitles | هذا صعب يا (جاك) لذا سأكون مباشراً بقدر الامكان |
| - Bence gayet dolaysız. | Open Subtitles | -أظنه مباشراً للغاية |
| dolaysız bir teklifin nasıl olduğunu ona göstermelisiniz. | Open Subtitles | وتبيينوا له كيف يبدو الهجوم الحقيقي المباشر الكامل |
| dolaysız güneş ışığı altında suyun sıcaklığı artmaya başlıyor. | Open Subtitles | في ضوء الشمس المباشر ، درجة حرارة المياه تبدأ في الارتفاع |
| Six Sigma, çalışanlar arasında dolaysız ve dürüst iletişime önem verir. | Open Subtitles | السيجما الستة تُقدِر الإتصال المباشر ...والصادق بين زملاء العمل، لذا |
| dolaysız teminat bilgine ihtiyacım var. | Open Subtitles | أحتاج لمعلومات الإيداع المباشر. |
| - Dolaylı ve dolaysız olarak. - Fevkalade. | Open Subtitles | المباشر وغير المباشر رائع |