| Pıhtılaşma engelleyici, ölülerde işe yaramaz biliyorsunuz değil mi? Size göre ölü doktor. | Open Subtitles | أنت تدرك بأن مضاد التجلط غير مفيد للموتى أليس كذلك ؟ |
| Şimdi bu bariyerin "aptalları engelleyici" olduğundan emin olalım. | Open Subtitles | لنقم الان بالتاكد ان هذا الحاجز مضاد للاغبياء |
| Sihir engelleyici bir sınır. | Open Subtitles | الواجب الدراسيّ الأوّل: محيط مضاد للسحر. |
| Curtis Peck'i öldürdün, kızıma engelleyici verdin... | Open Subtitles | لقد قتلت كورتيس بيك لقد أعطيت لإبنتى المانع إبنتى توم |
| Bize engelleyici tasmalar taktı. Fakat bizi bundan kurtaracağımı biliyordu. | Open Subtitles | لقد وضع الطوق المانع على رقبتنا, لكنه يعلم أننا سنستطيع نزعه و الخروج من هُناك. |
| Nöbet engelleyici ilaçlar onu yardan atmış olabilir. | Open Subtitles | بخير حال عندما جاء ربما قضت الأدوية المضادة للنوبات على ما بقى منه |
| Jeremy, kilitlenme engelleyici frenlerle aylaklık ederken... | Open Subtitles | بينما كان (جيرمي) يُراوغ دون نتيجة مع فرامله المانعة للإنغلاق، |
| - Biliyorum doktor değilim ama, kusmayı engelleyici bir ilaç yazarsan harika olur. | Open Subtitles | -أعرف أنني لست طبيباً ، ولكن لو تطلب له مضاد قوي للقيء، ذلك سيكون عظيماً |
| Yalnızca yeni bir spam engelleyici almalıyım. | Open Subtitles | يجب ان اثبت مضاد جديد للفيروسات |
| Trask'a engelleyici vermemiz gerekiyor, | Open Subtitles | نحن بحاجة لوضع تراسك على المانع |
| Kıza büyük bir doz engelleyici verdim. | Open Subtitles | لقد أعطيت الفتاة جرعة مكثفة من المانع |
| - Ona engelleyici verdik. | Open Subtitles | لقد وضعناه فى المانع |
| Nöbet engelleyici ilaçlar onu yardan atmış olabilir. | Open Subtitles | ربما قضت الأدوية المضادة للنوبات على ما بقى منه |
| Üniversitede bana "engelleyici" derlerdi. | Open Subtitles | "في الكلية كانوا يسمونني "المانعة |
| engelleyici. | Open Subtitles | "المانعة" |