Pencereden onu gördüm ve hareket etmediği için kapının camını kırdım. | Open Subtitles | شاهدته عبر النافذة فقمت بتحطيم الأبواب الزجاجية لأنه لم يكن يتحرك |
Lua'yı ifşa etmediği için mi öldürdün? | Open Subtitles | لقد قتلته لأنه لم يرغب بأن تستغل المدرسة؟ |
Millet lezzetli besleyici Rus yemeklerini yerken kimse ses etmediği için aylardır orada soğutucuda duruyordu. | Open Subtitles | حيث كان موجود لشهور لأنه لم يطلبه احد قطاً عندما كانوا يأكلون طعام روسي لذيذ مملوء بعناصر التغذيه |
Seni İnsan Kaynakları'na şikayet etmediği için şanslısın. | Open Subtitles | إنك محظوظٌ لأنها لم تبلغ عنك عند قسم الموارد البشرية |
Bunu da sadece bizi dava etmediği için söylemiyorum. | Open Subtitles | لا أقول هذا لأنها لم تقاضينا فقط |
Seni davet etmediği için kıskançlık yapma. | Open Subtitles | أنت تشعرين بالغيرة لأنها لم تقم بدعوتك؟ |
Seni de öldürmediği için şanslısın... ..ya da tecavüz edip öldürmediği için... ..ya da öldürüp tecavüz etmediği için. | Open Subtitles | إنك محظوظة لأنه لم يقتلك أيضاً... أو لأنه لم يغتصبك ثم يقتلك... أو لأنه لم يقتلك ثم يغتصبك |
Seni de öldürmediği için şanslısın ya da tecavüz edip öldürmediği için ya da öldürüp tecavüz etmediği için. | Open Subtitles | إنك محظوظة لأنه لم يقتلك أيضاً... أو لأنه لم يغتصبك ثم يقتلك... أو لأنه لم يقتلك ثم يغتصبك |
Yıllar sonra, kendinden daha fakir olanlara yardım etmediği için suçluluk hissediyor. | Open Subtitles | ...بعد عدة سنوات, ينتابه شعورٌ بالذنب لأنه لم يساعد من كانوا فقراء أكثر... |
Ve Jai üstlerinin emrine itaat etmediği için ordudan ihraç edildi. | Open Subtitles | وتم فصل (جاي) من الجيش لأنه لم ينفذ أوامر القيادة العليا |