| evli olmayan bir adamla gecenin bir saati yerde yatmazdım. | Open Subtitles | أقصد أني لن أجلس بعد منتصف الليل مع رجل نحتسي شراب و هو غير متزوج |
| Ayrıca yetkililer, evli olmayan çiftlere oda kiralamama hiç sıcak bakmıyorlar. | Open Subtitles | بجانب ذلك, السلطات لن توافق على ذلك بأن أدع ثنائي غير متزوج يتشاركون في غرفة |
| Londra'da evli olmayan bir erkeğin nasıl kaçabileceğini ancak Tanrı bilir. | Open Subtitles | الله وحده يعلم عن الرجل الذي يؤسر في لندن إذا كان غير متزوج |
| Bebeği geri verin. evli olmayan bir kadında yetişmesine izin veremem. | Open Subtitles | دعي الطفلة ، لن أسمح لها أن تربى من امرأة غير متزوجة |
| Bir yetimin evli olmayan bir kadın için rahatsız edici bir yük olduğunu düşüürdüm. | Open Subtitles | اعتقدت أن طلفة يتيمة تعتبر حملاً ثقيلاً لامرأة غير متزوجة |
| İzninizle çıkalım. Aşağıda evli olmayan hamile bir kadın var. | Open Subtitles | أخرجونا، معنا امرأة حبلى غير متزوجة. |
| Düşünüyordum da zaten paramı evli olmayan bir çifte asla vermemeliyim. | Open Subtitles | لأنني كنت افكر في الامر ولا يجدر بي إعطاء المال لزوجين غير متزوجين على اية حال |
| Oh, gerdek gecemizi kutlamanın evli olmayan bir çifti ayrı tutmaktan daha güzel yapacak ne olabilirdi ki? | Open Subtitles | ياه .. يالها من طريقه للاحتفال بليلة زفافنا بأن نمنع اثنين غير متزوجين عن بعضهما. |
| Eşim evli olmayan biriyle görüşmeye fazla dayanamaz. | Open Subtitles | لا تحتمل زوجتى رؤية أحد غير متزوج |
| Galiba evli olmayan birini bulmalıyım. | Open Subtitles | أعتقد أنه يجب أن ألتقي بشخص غير متزوج |
| Yoksa sadece evli olmayan erkeklerle yatınca mı kötü oluyor? | Open Subtitles | أو أن الأمر سيئ فقط إذا مارستي الجنس مع رجال غير متزوجين ؟ |