| Meseleleri ele almak ve Arrakis'teki durumu kontrol altına almanız için son fırsatınız. | Open Subtitles | لديك فرصه اخيره لتهتم بشؤونك الخاصه وتحضر هذا الموقع تحت تحكم اريكاس |
| Menüye bakma fırsatınız oldu mu? | Open Subtitles | سَأكُونُ نادلتَكَ اليوم هل كان لديك فرصه لتنظر الى القائمه ؟ |
| Yakıt etkinliği hakkındaki notlarımı okuma fırsatınız oldu mu? | Open Subtitles | هل كانت لديك فرصه لـ قراءة ملأحظاتي عن كفـاءة الوقود . ؟ |
| Efendim, düşündüğünüzden çok daha kısa sürede bunun için fırsatınız olacak. | Open Subtitles | حسنا،سيدي، ستحظى بفرصة للتحدّث عنهم في وقت أقرب مما تعتقد |
| İletişim uçbirimimize bakmaya fırsatınız olmuştur umarım. | Open Subtitles | اتمنى ان حظيتم كلكم بفرصة لتفقد محطات اتصالاتنا |
| Bu sizin tek fırsatınız. | Open Subtitles | وهذه ستكون فرصتكم الوحيده ايها الساده |
| fırsatınız varken beni öldürmeliydiniz. | Open Subtitles | كان يجب أن تقتلوني عندما سنحت لكم الفرصة |
| Oldukça talep gören bir işi öğrenme fırsatınız var. | Open Subtitles | هذه فرصه لكم جميعاً لتتعلموا مهنه يكثر الطلب عليها |
| Kendisini ofisin dışında görme fırsatınız oldu mu? | Open Subtitles | هل كانت لديك فرصه لمقابلتها خارج المكتب؟ اجل. |
| Hiç fırsatınız yoktu! | Open Subtitles | لم يكن لديكم اى فرصه |
| Ama onun hatası sizin fırsatınız. | Open Subtitles | ولكن خطاه فرصه لكما |
| Olanları kendi açınızdan anlatmaya fırsatınız olacak Dedektif. | Open Subtitles | ستحظى بفرصة لتفسير وجهة نظرك من القضية أيها التحري |
| Bunu izlemeye fırsatınız olmadığını söylediniz. | Open Subtitles | أنت قلت بأنك لم تحظى بفرصة لرؤيته |
| Olay yerini inceleme fırsatınız oldu mu? | Open Subtitles | -هل حظيتم بفرصة لفحص مسرح الجريمة؟ -كلاّ. |
| Bu da sizin fırsatınız. | Open Subtitles | الآن هذه فرصتكم |
| # İşte sizin büyük fırsatınız # | Open Subtitles | "هذه فرصتكم الكبرى" |
| Haydi, fırsatınız varken ilerleyin! | Open Subtitles | حسناً، إنها فرصتكم للتقدم! |