| fakat en azından düzgünce etiketli,... ...ve artık toksik yunus eti yerine... ...satın alabiliyorsunuz. | TED | لكن على الأقل التصنيف صحيح، و لن تشتري بعد الآن لحم الدلفين المسمم بداله. |
| Öleceksin. fakat en azından sonsuza dek beraber olacağız. | Open Subtitles | ستموتين، لكن على الأقل سنكون سوياً للأبد |
| fakat en azından bu umudu içimde taşıyabilirim. | Open Subtitles | لكن على الاقل يمكننى حمل هذا الامل بداخلى |
| fakat en endişe verici şey, suç gruplarının çevrimiçi olması ve siber alanı kolonize etmeye başlaması. | TED | لكن الأكثر قلقا هو العصابات الإجرامية التي تعمل في الإنترنت وبدأت تحتله. |
| fakat en inanılmaz olanı Rotary International. | TED | و لكن الأكثر روعه هم " روتاري الدولية " |
| fakat en önemlisi, en iyi 4 arkadaşımla beraberim. | Open Subtitles | ولكن أجمل شئ أني مع أعز أربع أصدقاء لي الأن ,نخب أل فيدرز |
| Belki değilim, fakat en azından çıkıp kendim için bir şey yaptım. | Open Subtitles | ،ربما لست كذلك، لكني على الأقل خرجت وصنعت شيئاً ما من نفسي |
| Peki, fakat en azından dolabım ter temiz. Donna, sözüme güven. | Open Subtitles | حسنا , لكن على الأقل خزنتي لا تحتوي على كلسات , اعدك |
| Bak delikanlı, kazanamazsın fakat en azından iyi bir gösteri çıkarmalısın. | Open Subtitles | أنظر هنايا فتى , لا تَستطيعُ الرِبْح، لكن على الأقل قدم عرض جيد. |
| Muhtemelen öyle fakat en azından ayak işlerini yapıyor görüneceksin. | Open Subtitles | هو على الأغلب كذلك, لكن على الأقل سيبدو وكانك قد قمت بالتحقيق الحركي. |
| fakat en azından yardımcım ve en iyi arkadaşıma sahibim. | Open Subtitles | لكن على الاقل مازلت محتفظا بمدير اعمالى وصديقى الافضل. |
| Feci şekilde kaybedeceğiz muhtemelen fakat en azından dövüşerek düşeriz! | Open Subtitles | سوف نتعرض لهزيمة ساحقة غالباً لكن على الأقل سنخسر ونحن نقاتل. |
| Evet, fakat en azından bizden birinin köstebek olmadığını biliyoruz. | Open Subtitles | نعم , لكن على الأقل نعرف على أحد منا كان الجاسوس |
| Fakat çözemediğim üç problem, üç bilmece vardı ve bu problemleri sizlerle paylaşmak istiyorum, fakat en önemlisi, çözüm için bir öneri bulduğumu düşünüyorum. | TED | لكن كانت هناك ثلاث مشكلات، ثلاث ألغاز لم أكن قادرة على حلّها وأريد أن أشارك معكم هذه المشاكل، لكن الأكثر أهمية هو أظن أنني وجدت اقتراحًا للحل. |
| fakat en önemlisi, büyük halam ve yeğenim. | Open Subtitles | لكن الأكثر أهمية عمّتي الكبرى و ابن أخي |
| fakat en önemlisi kuralımız. | Open Subtitles | لكن الأكثر أهمية هو القانون |
| fakat en önemlisi; | Open Subtitles | خمس ملاين دولاراً ...لكن الأكثر أهميـّة ! |
| fakat en önemlisi, en iyi 4 arkadaşımla beraberim. | Open Subtitles | ولكن أجمل شئ أني مع أعز أربع أصدقاء لي الأن ,نخب أل فيدرز |
| Benden çıkan bir şey olmayacak fakat en azından bir şeyler yaptığımdan dolayı mutlu olacağım. | Open Subtitles | .. لنيكلّفنيهذا شيء . لكني على الأقل سأكون أسعد لو فعلت شيءً لكما. |