| Cumartesi de kardeşimi götürecektim oraya. | Open Subtitles | كنت سآخذ أختي إلى هناك يوم السبت على أيّة حال. |
| Spor salonundan Omar'ı götürecektim ama sonra Omar ve onun arkadaşı son anda gemi gezisine gitmeye karar verdi ve Hicks benim yedek plânımdı ve şimdiyse ne yapacağımı bilmiyorum. | Open Subtitles | كنت سآخذ عمر من مركز اللياقه لكنه هو وصديقه قرروا الذهاب في رحله بحريه باللحظه الاخيره |
| Tom, gelecek hafta, çocukları New England'a götürecektim. -Artık iptal edildi. | Open Subtitles | توم, كنت سأصطحب الأولاد الى نيو انجلاند الاسبوع القادم - الغى الفكرة - |
| Aslında, Vince'i aşağıya sahile götürecektim. | Open Subtitles | في الواقع، كنت سأصطحب (فينس) إلى الشاطئ |
| Misafirlerini görmeden önce, kıçını kurtarmak için yardımım olur mu diye ufak bir sohbet amacıyla seni alıp, Lexington'a götürecektim. | Open Subtitles | قبل أن أعلم أنك في رفقة أحدهم كنت سآخذك إلى لينغكستن ونتحدث قليلاً ونرى إذا ماكنت أستطيع مساعدتك بالتخلص من هذا كله |
| Evet. Seni Fransa'ya götürecektim. | Open Subtitles | أجل, كنت سآخذك إلى فرنسا |
| Zencilere biraz kök birası götürecektim. | Open Subtitles | كنتُ ذاهبة لإعطاء بعضاً من الجعة للزنوج |
| Eve döndüğümde onları balığa götürecektim. | Open Subtitles | كنت أنوى أن آخذهم لصيد الأسماك عندما نعود بيتنا |
| Biliyorsun Elspeth'i Manchester'e baleye götürecektim. | Open Subtitles | أنت تعلم بأنني كنت سآخذ (اليزابيث) الى مانشستر من أجل درس الباليه |
| Lloyd'u Goss'dan kaçırıp oraya götürecektim. | Open Subtitles | كنت سآخذ (لويد) إلى هناك، وأهرب من (غوس) |
| Her neyse, Kara'yı götürecektim, ama şimdi sen ve ben varız. | Open Subtitles | (عامةً, كنت سآخذ (كارا لكن الآن أنا و أنت |
| Seni balinacılık müzesine götürecektim. | Open Subtitles | كنت سآخذك إلى متحف "ويلينغ". |
| Seni balinacılık müzesine götürecektim. | Open Subtitles | كنت سآخذك إلى متحف "ويلينغ". |
| Zencilere biraz kök birası götürecektim. | Open Subtitles | كنتُ ذاهبة لإعطاء بعضاً من الجعة للزنوج |
| Onları en öndeki sipere götürecektim. | Open Subtitles | كان يجب أن آخذهم الى خندق الخط الأمامي |