| Yok bir şey. Dondurucudaki kaplan köpekbalığına bir göz attım sadece. | Open Subtitles | لغة جميلة، لقد ألقيت نظرة على هذا القرش في الثلاجة |
| Sen onları söyledikten sonra, hayatıma bir göz attım ve şey olmaktan bıktığıma karar verdim. | Open Subtitles | عندما قلت تلك الأشياء ألقيت نظرة على حياتي .. وأدركت أنني سئمت من أن أحيا كـ |
| Bundan dolayı bu fikri test etmek için ilk olarak amino asitlere ve koboksilik asitlere bir göz attım. | TED | إذا في الواقع لاختبار هذه الفكرة اولاً أخذت نظرة على الاحماض الامينية والاحماض الكربوكسيلية الاخرى |
| Bay Axe'ın verdiği resimlere göz attım. | Open Subtitles | لقد تفحصت الصور التي أعطاني إياها السيد آكس |
| Bay harper, kızınızın arabasına göz attım. | Open Subtitles | حسناً سيد "هاربر"، لقد اطلعت على سيارة ابنتك |
| Mesaj geldi, ben de kızlardan geldiğini düşündüm, bir göz attım. | Open Subtitles | لا اعلم , اعتقدت انه يمكن ان يكن البنات , لذا القيت نظرة خاطفة |
| Kalıntılarına göz attım ve merak ediyorum onları ameliyatla ayırmayı hiç düşündünüz mü? | Open Subtitles | لقد ألقيتُ نظرة على الجثة... و أتسائل لو أخذتم بنظر الإعتبار فصلهما جراحياً |
| Şöyle bir göz attım. Dedim ki, iyi olmuş ama göndermeyip yarına kadar bekleyelim. Göndermemesi için ikna etmeye çalıştım. | Open Subtitles | وألقيت نظرة عليها وقلت أنها جيدة، ولكن دعنا لا نرسلها الآن ولننتظر حتى الغد وحاولت إقناعه بعدم إرسالها |
| ben geçen akşam ona bir göz attım ve bu isimlere rastladım. | Open Subtitles | الأمر أني ألقيت نظرة عليه البارحة ووجدت به مجموعة أسماء |
| Dün gece kitaba göz attım ve gerçekten korkutucu bir şey gördüm. | Open Subtitles | لقد ألقيت نظرة على الكتاب بالأمس وكان به أمرا ً مرعبا ً حقا ً |
| Aşağıdaki barakaya göz attım tamamen hurdayla dolu. | Open Subtitles | ألقيت نظرة للتو على السقيفة إنها مليئة بالنفايات اللا مفيدة |
| Sen ameliyattayken, tıbbi geçmişine bir göz attım. | Open Subtitles | ،بينما كنتِ في الجراحة ألقيت نظرة على ملفك الطبي |
| Üstüme vazife değildi belki ama etrafa bir göz attım. | Open Subtitles | أدرك أنّي تصرّفت بتطفّل، لكنّي ألقيت نظرة. |
| Davaya bir göz attım ve dürüst olacağım kolay bir dava değil. | Open Subtitles | حسنا ً .. لقد أخذت نظرة ً على القضيه وسأكون صريحة معك انها ليست قضية ً سهله |
| Ne diyeceğim biliyor musunuz, bu sömestr geçmişe bir göz attım da,... | Open Subtitles | أتصدقون! أخذت نظرة للوراء لذلك الشاب الذي كنت عليه الفصل الدراسي السابق |
| Katarina'nın bilgisayarına göz attım ve öldükten sonraki gün için bir doktor ile randevusu vardı. | Open Subtitles | (لقد تفحصت حاسوب (كاترينا و يبدو أنها عملت موعد مع طبيب لليوم الذي يلي وفاتها |
| Çoktan hepsine göz attım bile. | Open Subtitles | لقد اطلعت عليهم بالفعل |
| Polis raporlarına göz attım. Fazla aşikâr değil mi? | Open Subtitles | لقد القيت نظرة على تقرير الشرطة واضح قليلاً، بالتأكيد؟ |
| Geri gelirken, o ellerindeki çantanın içine bir göz attım. | Open Subtitles | عندما كنتُ عائداً، ألقيتُ نظرة إلى داخل صندوق عدّتهم. |
| Ve ben bıçağa göz attım. | Open Subtitles | وألقيت نظرة على السِكِّين |
| Bu yüzden, onlara bir göz attım ve siz de bakarsanız bunun bir yetişkin tarafından imzalanmadığı apaçık ortada. | Open Subtitles | فألقيت نظرة عليهم واذا ألقيت أنت نظرة من الواضح أن هذه الاستمارة لم يتم توقيعها من قبل شخص بالغ |
| Sonra koridora bir göz attım ve orada duran bavulu gördüm. | Open Subtitles | اعتقدت أنّهم يمزحون ثمّ لمحت بطرف عيني حقائب سفر في الممر |
| - Evet, bir göz attım. | Open Subtitles | -أجل، إختلست نظرة |
| Sadece şöyle bir göz attım. | Open Subtitles | ألقيت عليه نظرة سريعة فحسب. |
| göz attım. | Open Subtitles | اختلست النظر رأيتهم يتبادولون أطراف الحديث ، يدخنون |