| Sokaklar daracık trafikle boğuşuyorsun, hayatın gözlerinin önünden geçiyor... | Open Subtitles | وأنت خائف جداً من المرور وحياتك تمر أمام عينيك |
| Bütün hayatın gözlerinin önünden geçer. | Open Subtitles | شريط حياتك يمر بالكامل أمام عينيك |
| Bazı insanlar ölümlerine ramak kala bütün hayatlarının bir anda gözlerinin önünden geçtiğine inanır. | Open Subtitles | بعض الناس يظنون أنه في ... اللحظات التي تسبق موتك تمرق حياتك أمام عينيك |
| Hey, Ted kazadan hemen önce hayatının gözlerinin önünden geçtiğini söyledi. | Open Subtitles | تيد قال أن حياته مرت أمام عينيه عند الحادث |
| gözlerinin önünden akıp gideceğini sanırdı, | Open Subtitles | ستمر حياته كلها كالوميض أمام عينيه |
| İnsan ölürken hayatı gözlerinin önünden geçer derler. | Open Subtitles | أتدري، عندما تكون على شرفة الموت، يقولوا أن حياتك كلها تومض أمام عيناك |
| - Şöyle söylemen gerek: Böyle zamanlarda hayatın gözlerinin önünden film şeridi gibi geçer. | Open Subtitles | إنّها لحظات كهذه، حيث حياتك تومض أمام عينيك... |
| Böyle anlarda hayatın gözlerinin önünden film şeridi gibi nasıl da geçer. | Open Subtitles | كيف أنّ... حياتك تمرّ أمام عينيك في لحظة كهذه لا أفهم |
| Hayatın gözlerinin önünden geçiyor derken doğru söylediklerine yemin edebilirim. | Open Subtitles | أقسم لك أن هذا ما يعنون... . بخصوص رؤية حياتك تومض أمام عينيك |
| Hayatın gözlerinin önünden geçiyor. | Open Subtitles | أن حياتك تظهر أمام عينيك |
| Hayatının parça parça gözlerinin önünden | Open Subtitles | ان حياته كلها ستمر كالوميض أمام عينيه |
| Bir Jaffa ortakyaşamsız kaldığı zaman, en azından onların efsanelerine göre, hayatı gözlerinin önünden geçer. | Open Subtitles | عندما يخلو جسم الجافا من الـ(سيمبويت) لمدة طويلة... فحياته تومض أمام عينيه على الأقل طبقاً لأسطورة الجافا |
| Ölmeden önce hayatın gözlerinin önünden geçer derler. | Open Subtitles | يقولون أن حياتك تمر من أمام عيناك قبل الموت |