| Blackwolf, Cally'nin gerçek doğasını ortaya çıkardı. | Open Subtitles | بلاكوولف جعل كالي يكشف طبيعته الحقيقية انه عنصري |
| gerçek doğasını dünyadan saklamak için dikkatli bir şekilde bir karakter yarattı. | Open Subtitles | لقد قام بحرص ببناء دور تمثيلي ليخبئ طبيعته الحقيقية عن العالم |
| Onun gerçek doğasını sadece sen ve ben biliyoruz. | Open Subtitles | فقط أنت وأنا من يعرف طبيعته الحقيقية. |
| Nefret onun bir anne olarak gerçek doğasını unutmasına neden olmuştur. | Open Subtitles | يقال أن الحقد جعلها تنسى طبيعتها الحقيقية كأم. |
| Makinelerin nasıl çalıştığını derinlemesine bilen bir programcı ve kendi gerçek doğasını bilen bir makine. | Open Subtitles | مبرمج يعرف بشكل وثيق كيفية عمل الآلات وآلة تدرك جيدًا طبيعتها الحقيقية |
| Din disiplini korkuda arar... ama yaratımın gerçek doğasını anlamaz. | Open Subtitles | الدين يريد أنضباط من خلال الخوف رغم ذلك لا يَفْهمُ الطبيعة الحقيقية للخَلْقِ. |
| İnsanlığın gerçek doğasını öğrenmek istiyorsan sana pekâlâ bir eğitim sunabilirim. | Open Subtitles | إذا أبتغيت معرفة الطبيعة الحقيقية للبشر، يمكنني أن أوفر لك تعليماً كاملاً... |
| gerçek doğasını anlamadan önce onların da Darryl'in cazibesine kapıldıklarını söylediler. | Open Subtitles | - وادركوا طبيعته الحقيقية وانضموا إليه أيضا - ومن ثم عندما حصل على الشيء الذي يريده |
| Lanetli bir ruhun gerçek doğasını saklayabilecek bir rün. | Open Subtitles | علامة بأمكانها حجب الطبيعة ... الحقيقية للروح الملعونة |
| Lanetli bir ruhun gerçek doğasını saklayabilecek bir rün. | Open Subtitles | علامة بأمكانها حجب الطبيعة ... الحقيقية للروح الملعونة |