| Dünya'ya gideceğiz. Siz ikiniz gitmeniz gereken yere oradan gidebilirsiniz. | Open Subtitles | سنذهب إلى الأرض و يمكنك الذهاب لأى مكان من هناك |
| 15,30,45 dakika ya da bir saat olarak gidebilirsiniz. | TED | يمكنك الذهاب 15 دقيقة أو 30 دقيقة أو 45 دقيقة أو ساعة. |
| Giriş katına gidebilirsiniz ve tabii ki çoğunuz muhtemelen orada bulunmuşsunuzdur. | TED | يمكنكم الذهاب إلى الطابق الأرضيّ ومن الواضح، أن معظمكم، على ما أعتقد، سبق أن زاره. |
| O halde, hepiniz eve gidebilirsiniz. Dikkatli gezinin. | Open Subtitles | في هذه الحالة يمكنكم كلكم العودة إلى منازلكم اذهبوا بأمان |
| Sizinle aramızdaki fark, siz istediğiniz yere gidebilirsiniz. | Open Subtitles | بيني وبينكم يمكنكم أن تذهبوا أينما تريدون |
| Mücadeleye hazır değilseniz herhângi bir ceza veya sonuç olmadan hemen gidebilirsiniz. | Open Subtitles | إن كنتم غير قادرين على القتال، يمكنكم المغادرة الآن بدون أية عقوب أو عواقب. |
| İstediğiniz zaman istediğiniz yere gidebilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنك الذهاب الى اى مكان تريدنه حينما تريدين |
| Yani isterseniz onlarla eve gidebilirsiniz, ya da başka yerlere. | Open Subtitles | أعني، يمكنك الذهاب إلى المنزل برفقتهم إن أردتِ ذلك. فكل هذه الأماكن تقول هذا |
| Polis sizi bırakır bırakmaz, gidebilirsiniz. Muhtemelen yarın. | Open Subtitles | يمكنك الذهاب بمجرد أن تطلق الشرطة سراحك فى وقت ما غدا ً |
| ya da sanırım buradan da gidebilirsiniz sağa dönüp düm düz gidersiniz. | Open Subtitles | أو يمكنك الذهاب من هنا يميناً ثم على طول مدة طويلة |
| Yani herhangi birinizin yakin bir gelecekte Butan'a seyahat planlari varsa, bunlari kontrol etmeye gidebilirsiniz. | TED | لذلك لو أن أحدكم يخطط للسفر إلى بوتان في المستقبل القريب، يمكنكم الذهاب و التحقق منها. و هذه هي بعض الصور من ذلك. |
| Korumalarla veya tutuklu olarak gidebilirsiniz. Seçenekleriniz bunlar. | Open Subtitles | يمكنكم الذهاب في صحبة القوة المسلحة أو يمكنكم الذهاب رهن الإعتقال التام.تلك هي كل الخيارات التي سأمنحها لك |
| Çılgın bir dünyada yaşıyoruz. Pekala, gidebilirsiniz. | Open Subtitles | ياله من عالم مجنون ذلك الذي نحيا به هيا يمكنكم الذهاب |
| Yiyecek bir şeyler falan? Geldiğiniz yoldan gidebilirsiniz, çocuklar! Teşekkür ederim! | Open Subtitles | اذهبوا من نفس الطريق الذي دخلتم منه شكراً لكم |
| Harabelerden kuleye gidebilirsiniz ve sonra tırmanın. | Open Subtitles | يجب أن تذهبوا عبر هذه المبانى المتهدمة لتَصِلوا إلى القصر،ثم تصعدوا لأعلى |
| Peki. Lanet kaldırıIdı. Artık gidebilirsiniz. | Open Subtitles | حسناً اللعنة رفعت يمكنكم المغادرة الآن |
| Bir dahakine orijinal düşünün. gidebilirsiniz. | Open Subtitles | فليكن أصلياً المرة القادمة، يمكنكم الرحيل |
| Hey! Siz çocuklar gidebilirsiniz. Okulunuzla bağlantı kuracağız. | Open Subtitles | انتم تستطيعون الذهاب الان يجب الاتصال بمدرستكم. |
| Savaş gemileri, gidebilirsiniz! | Open Subtitles | السُفُن الحربية، إنصراف |
| gidebilirsiniz. İşe alındınız. | Open Subtitles | لن نضيع الوقت ونستمع منك أنتما الاثنتان يمكنكما الذهاب |
| Ben eve gidebilirim ve siz de cehenneme gidebilirsiniz. | Open Subtitles | أنا يمكنني الذهاب إلى المنزل و أنتِ يمكنكِ الذهاب إلى الجحيم |
| Sağolun Bay Proctor, Artık gidebilirsiniz. | Open Subtitles | شكرا لك سيد براكتور يمكنك الانصراف |
| Grouchy. Gerard. gidebilirsiniz. | Open Subtitles | جروشى , جيرارد يمكنكما أن تذهبا إذهبا ، إذهبا ، إذهبا |
| Gözlüklerinizi tekrar takınız. Şimdi gidebilirsiniz. | Open Subtitles | ارتدي تظارتك, بإمكانك الذهاب الآن |
| Tamam çocuklar. gidebilirsiniz. | Open Subtitles | هذا ما يخص درس اليوم, إنصرفوا |
| Sen ve bayan Trowbridge hemen gidebilirsiniz. | Open Subtitles | أنت و السيدة تروبريدج ممكن ترحلوا فى الحال. |