| Çünkü sizin hakkınızda her şeyi bildiğimi fark ettim. | Open Subtitles | لأني أدركت للتوّ بأني أعرف كل شيء عنك |
| Şunu bilin ki Bay Donovan, hakkınızda her şeyi biliyorum. | Open Subtitles | أنت تفهم يا سيد (دونوفان) أنا أعرف كل شيء عنك |
| hakkınızda her şeyi biliyoruz, dolandırdığınız banka hesabı sabıka kaydınız. | Open Subtitles | نحن نعرف كل شيء عنك حسابك البنكي... |
| Evet, sizin hakkınızda her şeyi söylüyorlar bana. | Open Subtitles | نعم. سيخبرونى بكل شيء عنك |
| Molly sizin hakkınızda her şeyi anlattı. Bir vaka üzerinde misiniz? | Open Subtitles | (مولي) أخبرتني بكل شيء عنك أنت في إحدى قضاياك؟ |
| hakkınızda her şeyi biliyorum, Bay Dega. | Open Subtitles | أعرف كل شيء عنك سيد "ديغا". |