| Binlerce kilometre ötede şarabını yudumlarken gül ağaçlarını budayıp ev hanımlığı falan yaptığın için çok şanslısın. | Open Subtitles | ، يجب أن تكوني سعيدة لأنك بعيدة آلاف الأميال تشربين الخمر ، تقلمين شجيرات الورد وتلعبين دور ربة المنزل ، وكل ذلك |
| Ev hanımlığı bu gezegendeki en zor meslek. | Open Subtitles | كونك ربة منزل هو أصعب عمل في الكوكب. |
| Belki de ev hanımlığı nasıl? | Open Subtitles | ربما ربة منزل الوقت كله ؟ |
| Bence barmenlikten daha kötü yapacağı şey ev hanımlığı olur. | Open Subtitles | الوحيد الشيء هو هذا بأن أعتقد الشراب تقديم من أكثر فيه ستخفق الذي |
| Bence barmenlikten daha kötü yapacağı şey ev hanımlığı olur. | Open Subtitles | أعتقد بأن هذا هو الشيء الوحيد الذي ستخفق فيه أكثر من تقديم الشراب |
| Senin işin ev hanımlığı. | Open Subtitles | كلا، ليس كذلك، فأنت ربة منزل |