| Saat tam 8.30'da hastanenin dışında buluşuyoruz. - Silahlar benden. | Open Subtitles | سنجتمع خارج المستشفى فى الثامنة والنصف تماماً, سأجلب الأسلحة |
| Gerçek üstüydü, ama hastanenin dışında saldırıya uğradığını gördüm. | Open Subtitles | كان خيالي تماماً لكني حلمت أنها هوجمت خارج المستشفى |
| Yanlış anlamayın ama, bu hastanenin dışında, bu saçlarla, baş döndürücü bir kadın olabilir, ama burada cinsiyetsiz bir çöküntüden ibaret. | Open Subtitles | لا تفهماني خطأ خارج المستشفى وشعرها للأعلى ، تكون مثيره لكن هنا ، إنها فوضى لاجنسيه |
| Sana hastanenin dışında yardım ettiğimi birine söylersen işimi kaybederim. | Open Subtitles | عليكِ أن تعودي لكن لا يمكنكِ أن تخبري أحداً أنني ساعدتك خارج المشفى , و إلا خسرت عملي |
| hastanenin dışında ne ilaç alıyor bilmiyorum. | Open Subtitles | و لا أعرف ما الذي يفعله خارج المشفى |
| hastanenin dışında ateş edenleri görebiliyor musunuz? | Open Subtitles | . أتبحثون عن الرُماة خارج المشفي ؟ |
| hastanenin dışında çocuğun vücudu enerji için protein ve karbonhidratları yaktı. | Open Subtitles | خارج المستشفى يحرق جسده البروتين و الكربوهيدرات للطاقة |
| Arada bir hastanenin dışında da takılsak fena olmaz. | Open Subtitles | القصد هو, علينا... أن نتسكع سويتاً خارج المستشفى في وقت ما |
| Farkındayım. hastanenin dışında buluşmak istedim. | Open Subtitles | أعلم، أردت اللقاء خارج المستشفى. |
| Onu hastanenin dışında kalabalığın arasında gördüm. | Open Subtitles | رأيته خارج المستشفى مع الجماهير |
| Bir saat içinde benimle hastanenin dışında buluş. Kusura bakma, ben şey sanmıştım... | Open Subtitles | قابليني خارج المستشفى في غضون ساعه انا آسفه... |
| Tanvi, hastanenin dışında bekle. | Open Subtitles | تانفى انتظرى خارج المستشفى |
| Dün hastanenin dışında. | Open Subtitles | البارحة خارج المستشفى |
| Leon geçen hafta hastanenin dışında bekliyordu, yanından geçtim gittim. | Open Subtitles | (ليون) إنتظرني خارج المشفى الاسبوع الماضي، وقد تجاهلته |
| hastanenin dışında yapmam gereken bir şey var. | Open Subtitles | خارج المشفي |